Okul döneminde çocuğun görme sorunu nasıl fark edilir?

0
1
Okul çocuklarında görme sorunları
Okul çocuklarında görme sorunları

Çocuğun tahtayı görmekte zorlanması, kitabına çok yaklaşması ya da ders çalışırken sık sık gözlerini ovuşturması, ailelerin dikkatini çeken değişiklikler arasında yer alabiliyor. Peki okul döneminde görmeyle ilgili bir sorun nasıl fark edilir ve ne zaman göz hekimine başvurmak gerekir? Türk Oftalmoloji Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Kıvanç Güngör, ailelerin merak ettiği soruları yanıtlıyor.

Türk Oftalmoloji Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Kıvanç Güngör

Aileler ve öğretmenler, okul çağındaki bir çocuğun görme sorunu olabileceğini hangi belirtilerden fark edebilir?

Çocuklar görme sorunlarını her zaman fark edemeyebilir veya ifade edemeyebilir. Bu nedenle ailelerin ve öğretmenlerin davranış değişikliklerine dikkat etmesi önemlidir. Tahtayı görebilmek için gözlerini kısmak, televizyona yakından bakmak, kitabı yüzüne yaklaştırmak, okurken satır atlamak, gözlerini sık sık ovuşturmak ve baş ağrısından yakınmak görme sorununun işaretleri olabilir.

Çocuğun okuma ve yazmada zorlanması, derslere odaklanamaması veya okul başarısında düşüş yaşaması da dikkate alınmalıdır. Bu belirtiler her zaman göz sorunlarından kaynaklanmasa da görme kusurları ihtimali değerlendirilmelidir. Şikâyetlerin tekrarlanması durumunda göz hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır.

Ekrana bağlı göz yorgunluğu ile bir görme sorununun ayrımında nelere dikkat edilmeli? Hangi belirtilerde göz hekimine başvurmayı bekletmemek gerekir?

Uzun süre ekran kullanımı gözlerde kuruluk, yanma, batma, sulanma ve geçici bulanık görmeye neden olabilir. Ekrana ara verildiğinde şikâyetlerin azalması göz yorgunluğunu düşündürebilir. Bunun nedeni ekrana bakarken dikkat kesilen çocuğun gözlerini kırpmayı unutması ve göz kırpma refleksi ile yenilenen gözyaşı film tabakasında kopmaların ortaya çıkmasıdır. Ancak miyopi ve diğer görme kusurları da ekran kullanırken belirginleşebilir. Bu nedenle iki durumu yalnızca belirtilere bakarak kesin biçimde ayırmak mümkün değildir.

Çocuğun tahtayı görememesi, gözlerini sürekli kısması, tekrarlayan baş ağrıları yaşaması veya bulanık görmesinin devam etmesi durumunda göz muayenesi yaptırılmalıdır. Ani görme kaybı, aniden başlayan çift görme veya şiddetli göz ağrısı ise acil değerlendirme gerektirir.

Çocuğun herhangi bir şikâyeti olmasa da göz kontrolleri ne zaman yapılmalı? Ailede göz hastalığı öyküsü bu planı nasıl etkiler?

Çocuğun şikâyetinin olmaması, görme sorunu bulunmadığı anlamına gelmez. Özellikle göz tembelliği, çocuk tarafından fark edilmeyebilir. Bu nedenle bebeklikten itibaren göz sağlığının izlenmesi, okul öncesinde göz muayenesinin yapılması ve okul döneminde düzenli kontrollerin sürdürülmesi önemlidir.

Ailede miyopi, şaşılık, göz tembelliği veya başka göz hastalıklarının bulunması hekime mutlaka bildirilmelidir. Kontrol sıklığı çocuğun yaşına, risk faktörlerine ve muayene bulgularına göre belirlenmelidir. Belirti ortaya çıktığında rutin kontrol tarihi beklenmemelidir. Göz muayenelerinde düzenli kontrolün çok önemli olduğu unutulmamalıdır.

Okuldaki görme taraması ile kapsamlı göz muayenesi arasındaki fark nedir?

Görme taraması, görme sorunu olabilecek çocukları belirlemeye yönelik bir ön değerlendirmedir. Kapsamlı göz muayenesinde ise görme keskinliklerinin ölçümü yanı sıra; her iki gözün hizalanması, göz hareketleri, gözün ön kısmında yer alan yapıların muayenesi, göz içi basıncının ölçümü ve göz dibi bakısını içeren ayrıntılı değerlendirme yapılır. Ayrıca çocuklarda kırma kusurundan şüphe edildiğinde göz bebeklerini büyüten damlalarla kırma kusuru ölçümü de bu kapsamlı muayenenin bir parçası olarak yer alır.

Taramanın normal sonuçlanması tüm göz sorunlarını dışlamaz. Tarama sonucunda sorun saptanırsa veya aile ya da öğretmen bir belirti fark ederse çocuk göz hastalıkları uzmanına yönlendirilmelidir.

İlk göz muayenesine giderken aile nasıl hazırlanmalı? Çocuğa muayene nasıl anlatılmalı ve hekimle hangi bilgiler paylaşılmalı?

Çocuğa muayenenin gözlerinin nasıl gördüğünü anlamaya yönelik olduğu, bazı harfleri veya şekilleri tanımasının istenebileceği anlatılabilir. Muayene bir sınav gibi sunulmamalıdır. Düzenli yapılan normal bir ziyaret hissiyatı verilmeli, hatta anne babaların kendilerinin de düzenli olarak göz hekimlerine gittiği paylaşılmalıdır.

Aileler; çocuğun yaşadığı şikâyetleri, ne zamandır devam ettiğini, okulda gözlenen güçlükleri ve varsa önceki muayene sonuçlarını hekimle paylaşmalıdır. Ailede göz hastalığı öyküsü, kullanılan gözlükler ve daha önce geçirilen göz hastalıkları hakkında bilgi verilmelidir. Muayenede damla kullanılması gerekebileceği ve bunun geçici bulanık görmeye veya ışığa hassasiyete yol açabileceği de bilinmelidir.

Miyopi, astigmat, şaşılık ve göz tembelliğinin temel farkları neler? Okul çağındaki çocuklarda nasıl değerlendirilir?

Miyopi, uzağın bulanık görülmesine neden olur; çocuk tahtadaki yazıları seçmekte zorlanabilir. Astigmatta görüntü farklı mesafelerde bulanık veya bozulmuş algılanabilir. Hipermetropi ise özellikle yakın çalışırken göz yorgunluğuna ve baş ağrısına yol açabilir.

Şaşılık, düz bakışta iki gözün aynı noktaya aynı anda yönelmemesidir. Gözlerden biri içe, dışa, yukarı veya aşağı kayabilir. Göz tembelliği ise görme sisteminin gelişimi sırasında bir gözün, bazen de her iki gözün görme düzeyinin yeterince gelişememesidir. Çocuğun dışarıdan bakıldığında normal görünen gözünde de tembellik bulunabilir.

Bu durumların ayrımı için görme ölçümü, göz hareketlerinin değerlendirilmesi ve gerektiğinde damlalı kırma kusuru ölçümü yapılır. Özellikle göz tembelliğinde erken tanı, tedavinin başarısı açısından önemlidir.

Ekran kullanımı, okuma mesafesi, aydınlatma, molalar ve açık havada geçirilen zaman konusunda ailelere hangi günlük alışkanlıkları önerirsiniz?

Ekran kullanımını yaşa ve ihtiyaca göre düzenlemek, uzun süre kesintisiz yakın çalışmayı önlemek önemlidir. Ayrıca gece karanlıkta telefona bakan çocuklarda miyop riskinin çok daha fazla olduğunu göz ardı etmemeliyiz.

Aileler çocuklarına her 20 dakikada bir yaklaşık 6 metre uzaktaki bir noktaya 20 saniye bakmayı öneren 20-20-20 kuralını öğretebilir.

Kitap ve ekran yüze çok yaklaştırılmamalı, çalışma ortamı yeterince aydınlatılmalı ve ekranda yansımalar önlenmelidir. Çocukların her gün açık havada vakit geçirmesi ve fiziksel aktivitede bulunması da desteklenmelidir. Açık havada geçirilen zaman, miyopinin ilerlemesi riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

Gözlük kullanımıyla ilgili sık karşılaştığınız yanlış inanışlar neler? Aileler ve öğretmenler çocuğun gözlüğüne alışmasını nasıl destekleyebilir?

Gözlüğün gözü tembelleştirdiği veya göz numarasını artırdığı düşüncesi en yaygın yanlış inanışlardandır. Oysa uygun numarayla kullanılan gözlük, net görmeyi sağlar ve bazı çocuklarda görme gelişimini destekleyen tedavinin önemli bir parçasıdır.

Gözlüğün kullanım süresi ve hangi durumlarda takılacağı hekimin önerisine göre belirlenmelidir. Çocuğun yüzüne uygun, rahat bir çerçeve seçmek ve gözlüğü olumlu bir yaklaşımla benimsemesine yardımcı olmak önemlidir. Öğretmenler de gözlük kullanan çocukların sınıfta rahat etmesini sağlamalı, alay edilmesine izin vermemeli ve gerektiğinde tahtayı görebilecekleri bir oturma düzeni oluşturulmalıdır. Gözlük, çocuğun öğrenmesini ve günlük yaşamını kolaylaştıran bir destek olarak görülmelidir. Kırma kusurunun bir özür değil, adı üzerinde sadece bir “kusur” olduğu ve toplumda her 10 erişkinden 8’inde sık görülen bir durum olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Çocuklara, yarın kendilerinin de benzer bir desteğe ihtiyaç duyabileceğini hatırlatarak erken yaşta gözlük kullanan arkadaşlarına anlayış ve sevgiyle yaklaşmaları bir yardım aracı olduğu öğretilmelidir. Bu davranış şekli, erken yaşta gözlük kullanan çocukların yalnız hissetmesini önlerken arkadaşlarının merhamet ve empati yeteneklerini geliştirir, güçlü dostluklar kurmalarını sağlar.

Bir Cevap Yazın