Hangi hastalar uçak seyahati yapabilir?

0
27
Hangi hastalar uçak seyahati yapabilir?
Hangi hastalar uçak seyahati yapabilir?

Uçağın kapısından geri çevrilen yakınımızın ardından yalnızca kanser hastalarının değil, sağlık problemi bulunan tüm yolcuların hangi koşullarda uçabileceğini araştırmaya başladım. Çünkü mesele yalnızca kemoterapi görmek ya da kanser tanısı almış olmak değil. Kalp hastaları, tansiyon ve diyabet hastaları, epilepsisi olanlar, ciddi kansızlık yaşayanlar, akciğer hastaları, yakın zamanda ameliyat geçirenler, oksijen desteğine ihtiyaç duyanlar ya da uçuş sırasında düzenli ilaç kullanması gerekenler de yolculuk öncesinde özel değerlendirmeye ihtiyaç duyabilir. Peki hangi hastalıklar uçuşun ertelenmesini gerektiriyor? Yakın zamanda ameliyat geçiren bir hasta ne kadar beklemeli? Kontrol altında olan tansiyon, diyabet veya epilepsi uçuş için risk oluşturur mu? Kansızlık hangi seviyede daha ciddi kabul ediliyor? Akciğer ve kalp hastaları kabin basıncından nasıl etkileniyor? Bir de işin havayolu tarafı var. Hangi hastalar uçak seyahati yapabilir? Hangi yolcuların doktor raporuna ihtiyacı olabilir? Raporda hangi ifadelerin bulunması gerekiyor? Rapor ne kadar süre önce düzenlenmiş olmalı? Doktor “uçabilir” dediği halde havayolu şirketi yolcudan ek tıbbi onay isteyebilir mi? Oksijen cihazı, tekerlekli sandalye veya refakatçi ihtiyacı ne kadar önce bildirilmelidir? Tüm bu soruları Dr. Öğr. Üyesi Cem Başaran’a sordum.

“Hastalığın adından çok, hastanın uçuş günündeki durumu önemli” Hocam, en açık haliyle soralım: Hangi hastalar uçağa binemez?

Dr. Öğr. Üyesi Cem Başaran
Dr. Öğr. Üyesi Cem Başaran

Öncelikle tek başına hastalığın adını söyleyerek “Bu hastalığı olan hiç kimse uçağa binemez” demek çoğu zaman doğru değildir. Kronik bir hastalığı bulunan kişilerin önemli bir bölümü, hastalıkları kontrol altındaysa uçak yolculuğu yapabilir. Asıl önemli olan hastalığın stabil olup olmadığı, kişinin uçuş günündeki genel sağlık durumu ve uçuş koşullarının mevcut hastalığı ağırlaştırıp ağırlaştırmayacağıdır. Ancak dinlenme sırasında bile ciddi nefes darlığı yaşayan, aktif kanaması bulunan, bilinci bulanık olan, kontrol edilemeyen ciddi ağrı veya kusması bulunan ya da uçuş sırasında ortaya çıkabilecek tıbbi ihtiyacı kabinde karşılanamayacak durumda olan hastalarda yolculuğun ertelenmesi veya özel tıbbi değerlendirme yapılması gerekebilir.

Uçak yolculuğu hastaları neden daha fazla etkileyebilir?

Uçak kabinindeki basınç deniz seviyesindeki basınçtan daha düşüktür. Ticari uçaklarda kabin basıncı genellikle yaklaşık 1.830–2.440 metre irtifaya eşdeğer düzeydedir. Bu nedenle kandaki oksijenlenmede bir miktar azalma meydana gelebilir. Sağlıklı kişiler bu değişikliği çoğunlukla tolere ederken ciddi kalp, akciğer veya kan hastalığı bulunan kişilerde nefes darlığı, halsizlik veya oksijen ihtiyacı ortaya çıkabilir. Bunun yanında uçuş sırasında uzun süre hareketsiz kalmak, özellikle daha önce derin ven trombozu veya akciğer embolisi geçirmiş kişiler açısından önemlidir. Dört saat ve üzerindeki uzun yolculuklarda pıhtı riski daha fazla önem kazanır. Yakın zamanda pıhtı geçiren hastaların seyahat öncesinde doktorlarıyla görüşmeleri gerekir.

Kalp hastaları uçabilir mi?
Kalp hastaları uçabilir mi?

Kalp hastaları uçabilir mi?

Kalp hastalığı stabil olan birçok kişi uçak yolculuğu yapabilir. Ancak akut kalp yetmezliği, stabil olmayan göğüs ağrısı veya yakın zamanda geçirilmiş kalp krizi, kalp ameliyatı, stent, ablasyon ya da başka bir kardiyak işlem söz konusuysa uçuş tarihi hastayı takip eden kardiyolog tarafından belirlenmelidir. CDC, bu tür yakın dönem kardiyovasküler olaylardan sonra tedaviyi yapan kardiyologdan özel uçuş değerlendirmesi alınmasını öneriyor. Bu nedenle “Kendimi iyi hissediyorum” demek tek başına yeterli değildir. Yakın zamanda ciddi bir kalp-damar problemi veya işlem geçiren hastanın uçuş öncesinde tıbbi değerlendirmeden geçmesi gerekir.

Tansiyon hastaları uçağa binebilir mi?

Kontrol altında olan hipertansiyon çoğu durumda uçuşa engel değildir. Ancak tansiyonun ciddi şekilde kontrolsüz olması veya göğüs ağrısı, nefes darlığı, bilinç değişikliği ya da başka akut belirtilerin bulunması durumunda önce tıbbi değerlendirme yapılmalıdır. Düzenli kullanılan tansiyon ilaçları seyahat sırasında aksatılmamalı, ilaçlar mümkün olduğunca el bagajında taşınmalıdır.

Akciğer hastaları ve nefes darlığı yaşayanlar uçabilir mi?

Hafif ve kontrol altında olan bazı akciğer hastalıklarında uçuş mümkün olabilir. Buna karşılık hastalığı stabil olmayan, yakın zamanda ciddi alevlenme geçiren veya yerde bile belirgin nefes darlığı yaşayan kişilerin uçuş öncesinde değerlendirilmesi gerekir. Oksijene bağımlı hastalarda uçuş sırasında ek oksijen ihtiyacı ayrıca planlanmalıdır. CDC, bu hastaların havayoluyla önceden görüşmesini ve oksijen ihtiyacını seyahatten önce organize etmesini öneriyor. Çözümlenmemiş pnömotoraks ise uçuş açısından özel önem taşır. CDC, pnömotoraksın tamamen düzeldikten sonra en az altı gün; travmatik pnömotoraksta ise en az 14 gün uçuşun ertelenmesini öneriyor. Ancak nihai karar hastanın klinik durumuna göre verilmelidir.

Grip ve zatürre olanlar uçabilir mi
Grip ve zatürre olanlar uçabilir mi

Grip, zatürre, tüberküloz veya başka enfeksiyonu olanlar uçabilir mi?

Aktif ve bulaştırıcı dönemdeki ciddi enfeksiyonlarda yolculuğun ertelenmesi gerekebilir. Örneğin CDC, semptomları devam eden pnömonide veya kişinin bulaştırıcı olduğu durumlarda seyahatin ertelenmesini öneriyor. THY’nin güncel kurallarında da kızamık, kızamıkçık, kabakulak, menenjit, boğmaca, suçiçeği ve tüberküloz gibi bazı bulaşıcı hastalıkların bulaştırıcı döneminde yolcu kabul edilmiyor. Ancak doktor raporunda “Hastalığın diğer yolculara bulaşma riski yoktur” ibaresi bulunması halinde uçuş mümkün olabiliyor. Dolayısıyla burada belirleyici olan yalnızca hastalığın adı değil, kişinin bulaştırıcılık durumu.

Sinüzit veya kulak enfeksiyonu uçuşa engel olabilir mi?

Uçak kalkarken ve inerken kabin basıncının değişmesi, orta kulak ve sinüslerdeki basıncın dengelenmesini zorlaştırabilir. Bu nedenle ciddi kulak, sinüs veya üst solunum yolu sorunları bulunan kişilerde uçuş sırasında ağrı ve basınç problemleri gelişebilir. Hafif burun tıkanıklığı tek başına mutlaka uçuş yasağı anlamına gelmez. Ancak şiddetli enfeksiyon, ciddi kulak ağrısı veya basıncı dengelemeyi engelleyen bir durum varsa uçuş öncesinde doktor değerlendirmesi uygun olur.

Yakın zamanda ameliyat olanlar uçabilir mi?
Yakın zamanda ameliyat olanlar uçabilir mi?

Yakın zamanda ameliyat geçirenler ne kadar beklemeli?

Her ameliyat için geçerli tek bir bekleme süresi yoktur. Operasyonun türü, iyileşme durumu, kanama ve pıhtı riski, vücutta hava veya gaz kalıp kalmadığı ve hastanın genel durumu birlikte değerlendirilmelidir. Özellikle beyin, göğüs, göz, büyük karın ve bazı ortopedik operasyonlardan sonra kabin basıncı önem kazanabilir. Beyin cerrahisi sonrasında kafa içinde hava kalması söz konusu olabileceğinden uçuş tarihi ameliyatı gerçekleştiren beyin cerrahı tarafından belirlenmelidir. CDC, kafa içi cerrahiden sonraki ilk dokuz günde uçuşun ertelenmesini ve sonrasında da cerrah tarafından uçuş uygunluğunun değerlendirilmesini öneriyor. Göğüs cerrahisinde de CDC, komplikasyonsuz bazı operasyonlardan sonra ilk 10 gün içinde uçuşun ertelenmesini öneriyor. THY ise son 10 gün içinde geçirilmiş kalp, damar, göğüs veya beyin hastalığı/ameliyatı bulunan ve ayrıca bazı ortopedik veya büyük karın ameliyatları geçiren yolculardan tıbbi rapor talep edebiliyor.

Epilepsisi olanlar uçabilir mi?

Kontrol altında olan epilepsi çoğu zaman uçuşa engel değildir. Ancak yeni başlayan veya kontrolsüz nöbetlerde tıbbi değerlendirme gerekir. UK Civil Aviation Authority, nöbet sonrasında en az 24 saat beklenmesini; kontrolsüz epilepsisi veya yeni başlayan nöbetleri bulunan yolcular için ise medikal clearance alınmasını öneriyor. İlaçlar el bagajında taşınmalı ve özellikle uzun uçuşlarda ilaç saatlerinin aksatılmamasına dikkat edilmelidir.

Kansızlığı olanlar uçağa binebilir mi?

Hafif kansızlık her zaman uçuşa engel değildir. Ancak kabin basıncının neden olduğu oksijen azalması ciddi anemisi bulunan kişilerde halsizlik, çarpıntı, baş dönmesi ve nefes darlığını artırabilir. CDC’nin 2026 rehberinde, hemoglobin düzeyi 8,5 g/dL’nin altında olan hastalarda, durum kronik ve stabil değilse seyahatin ertelenmesi öneriliyor. Akut kanama devam ediyorsa da seyahat ertelenmeli. Bu değer tek başına “uçuş yasağı” anlamına gelmez; hastanın genel durumu ve aneminin nedeni de değerlendirilmelidir. Orak hücre hastalığında ise son dokuz gün içinde kriz geçirmiş kişiler için seyahatin ertelenmesi öneriliyor.

Diyabet hastaları uçabilir mi?

Kan şekeri kontrol altında olan diyabet hastalarının büyük bölümü uçak yolculuğu yapabilir. Ancak sık hipoglisemi yaşayan, kan şekeri kontrolü ciddi şekilde bozulmuş veya diyabete bağlı önemli komplikasyonları bulunan kişilerin seyahat öncesinde doktorlarıyla görüşmesi gerekir. İnsülin, kan şekeri ölçüm cihazı, sensör, iğne ve diğer gerekli ilaçlar el bagajında taşınmalıdır. Uzun uçuşlarda ve saat farkı bulunan seyahatlerde ilaç ve insülin zamanlaması doktorla planlanmalıdır.

Böbrek hastaları ve diyaliz hastaları uçabilir mi?

Genel durumu stabil olan böbrek hastaları ve diyaliz tedavisi alan kişiler, uygun planlama yapıldığında seyahat edebilir. Ancak özellikle diyaliz hastalarında tedavi programının ve gidilecek yerdeki diyaliz merkezinin önceden organize edilmesi gerekir. Sıvı dengesi, tansiyon, elektrolitler ve hastanın genel durumu seyahat öncesinde değerlendirilmelidir. Stabil olmayan veya ciddi sıvı yüklenmesi ve nefes darlığı bulunan hastalarda seyahat ertelenebilir.

Okuma önerisi: Kanser hastaları uçak yolculuğu yapabilir mi? Güvenli uçuş rehberi

Kanser Hastaları Uçak Yolculuğu Yapabilir mi?
Kanser Hastaları Uçak Yolculuğu Yapabilir mi?

Kanser hastaları ve kemoterapi görenler uçabilir mi?

Kanser tanısı veya kemoterapi görmek tek başına uçuş yasağı anlamına gelmez. Ancak kemoterapi ve diğer kanser tedavileri sırasında anemi, trombosit düşüklüğü ve bağışıklık sisteminin baskılanması gibi sorunlar ortaya çıkabilir. CDC; ağır immünsüpresyon, belirgin anemi veya trombosit düşüklüğü, ciddi kanama ve yerde bile nefes darlığı gibi durumlarda seyahatin ertelenmesini ve gerektiğinde hastayı takip eden uzmandan uçuş uygunluğu alınmasını öneriyor. Bu nedenle uçuş zamanı kemoterapi takvimine göre onkologla birlikte planlanmalı; güncel kan değerleri ve tedaviye bağlı yan etkiler değerlendirilmelidir.

Hamileler hangi haftaya kadar uçabilir?

Gebeliğin kendisi, komplikasyonsuz ilerlediği sürece genellikle uçuşa engel değildir. Ancak havayollarının gebelik haftasına ilişkin kendi kuralları vardır. Örneğin Türk Hava Yolları’nda tekil gebelikte 28–35. haftalar arasında doktor raporu gerekiyor; 36. haftanın başından itibaren uçuşa izin verilmiyor. Çoğul gebelikte ise 28–31. haftalar arasında doktor raporu gerekiyor ve 32. haftanın başından itibaren uçuşa kabul edilmiyor. Bu nedenle gebelerin yalnızca doktorlarıyla değil, seyahat edecekleri havayoluyla da önceden görüşmeleri gerekiyor.

Yenidoğan bebekler ne zaman uçağa binebilir?

Bu konuda da havayollarının kuralları farklı olabilir. THY, ilk 48 saatini doldurmamış yenidoğanları uçuşa kabul etmiyor. İki ile yedi günlük bebeklerin ise doktor raporuyla uçuşa kabul edilebildiğini belirtiyor. Prematüre doğan, solunum problemi bulunan veya tıbbi takibi devam eden bebeklerde ise yalnızca bebeğin yaşı değil, doğum haftası ve genel sağlık durumu da değerlendirilmelidir.

Psikiyatrik veya bilişsel hastalığı bulunan kişiler uçabilir mi?

Kontrol altında olan psikiyatrik hastalıklar tek başına uçuş yasağı değildir. Ancak kişinin kendisine veya başkalarına yönelik güvenlik riski oluşturduğu, kontrolsüz ajitasyon yaşadığı veya acil durumlarda kabin ekibinin talimatlarını yerine getiremeyeceği durumlarda özel değerlendirme veya refakatçi gerekebilir. THY, acil durumda güvenlik talimatlarını anlayıp uygulayamayacağı öngörülen yolcuların refakatçi olmadan uçuşa kabul edilmeyeceğini belirtiyor. Ayrıca kişisel bakım veya hemşirelik ihtiyacı bulunan yolcuların uygun refakatçi olmadan seyahat etmesine izin verilmeyebiliyor. Burada amaç hastalığın adından hareketle yolcuyu değerlendirmek değil, uçuş sırasında güvenliğin ve gerekli bakımın sağlanıp sağlanamayacağını belirlemek.

Dışarıdan iyi görünen bir hasta neden uçağa kabul edilmeyebilir?

Bir kişinin yürüyebilmesi, konuşabilmesi veya kendisini iyi hissetmesi tek başına uçuşa tıbben uygun olduğunu göstermez. Ciddi anemi, düşük oksijen seviyesi, yakın zamanda geçirilmiş ameliyat, aktif enfeksiyon veya pıhtı riski dışarıdan fark edilmeyebilir. Bu nedenle uçuş öncesinde hastanın tıbbi durumunun değerlendirilmesi ve gerekiyorsa havayolunun medikal birimine bilgi verilmesi önemlidir. Havayolları, özellikle tıbbi durumu uçuş güvenliğini etkileyebilecek yolculardan önceden bilgi veya doktor raporu isteyebilir.

Kanser Hastaları Uçağa Binebilir Raporu
Kanser Hastaları Uçağa Binebilir Raporu

Doktor raporunda ne yazması gerekiyor?

Bu noktada kurallar havayoluna göre değişebilir. Türk Hava Yolları’nın güncel kurallarına göre, tıbbi izin gereken yolculardan Türkçe veya İngilizce hazırlanmış ve uçuş tarihinden en fazla 10 gün önce düzenlenmiş bir doktor raporu istenebiliyor.

Raporda:

• “Uçak ile seyahatinde tıbbi açıdan sakınca yoktur” ifadesi,

• Doktorun adı ve soyadı, unvanı

• Diploma numarası,

• İmzası ve raporun düzenlenme tarihi bulunmalı.

Burada önemli bir ayrıntı var: “Rapor 10 gün geçerli” demek yerine, “Rapor uçuş tarihinden en fazla 10 gün önce düzenlenmiş olmalı” demek daha doğru.

Doktor “uçabilir” dediği halde havayolu yolcuyu kabul etmeyebilir mi?

Doktor raporu hastanın tıbbi durumuna ilişkin değerlendirmeyi gösterir. Ancak havayollarının kendi medikal clearance ve operasyonel prosedürleri de bulunabilir. UK Civil Aviation Authority, son taşıma kararının havayoluna ait olduğunu ve havayolunun yolcunun sağlık durumu, ilaçları ve hareket kabiliyeti hakkında önceden yeterli bilgiye ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Bu nedenle yalnızca rapor almak yerine, havayoluna gerekli bilgilerin önceden verilmesi, medikal cihaz veya oksijen gibi özel ihtiyaçların onaylatılması ve mümkünse onayın kayıt altına alınması önem taşıyor.

Oksijen, tıbbi cihaz ve tekerlekli sandalye ne zaman bildirilmeli?

Bu süre havayoluna göre değişir. THY’de tekerlekli sandalye talebinin en az 48 saat önce bildirilmesi isteniyor. Daha geç yapılan talepler imkânlar ölçüsünde karşılanabiliyor ancak hizmetin sağlanması garanti edilmeyebiliyor. THY’de uçuş sırasında medikal oksijen kullanacak yolcuların oksijen talebini de en az 48 saat önce bildirmesi gerekiyor. Yolcunun kendi oksijen tankını uçuş sırasında kullanmasına izin verilmiyor; havayolunun sağladığı medikal oksijen sistemi kullanılabiliyor. Portatif oksijen konsantratörü veya CPAP gibi cihazlarla seyahat edecek yolcuların da cihaz bilgilerini önceden bildirmeleri ve ilgili cihazın havayolunun kabul ettiği şartlara uygun olması gerekiyor. Dolayısıyla “48 saat” tüm havayolları için evrensel bir kural olarak değil, THY’nin güncel uygulaması olarak verilmelidir.

Sağlık problemi bulunan yolcu bilet almadan önce ne yapmalı?

Öncelikle hastalığı takip eden doktora uçuş planı anlatılmalı. Yalnızca “Uçabilir miyim?” diye sormak yerine uçuşun süresi, aktarmalar, gidilecek yer ve dönüş tarihi paylaşılmalı.

Ardından seyahat edilecek havayolunun;

• Sağlık raporu,

• Medikal clearance,

• Oksijen,

• Portatif tıbbi cihaz,

• Tekerlekli sandalye,

• Refakatçi ve ilaç taşıma kuralları öğrenilmeli.

Gerekli ilaçlar ve tıbbi malzemeler el bagajında taşınmalı; reçete, hastalık ve tedavi özeti ve gerekli sağlık belgeleri yolcunun yanında bulunmalı. En önemlisi ise bu hazırlıkların havalimanında değil, bilet alınmadan önce yapılması.

Hastalığın adına değil, hastanın durumuna bakılmalı

Dr. Öğr. Üyesi Cem Başaran’ın altını çizdiği en önemli nokta şu: Bir hastalık tanısı, tek başına kişinin uçağa binemeyeceği anlamına gelmiyor. Kalp, akciğer, tansiyon, diyabet, epilepsi, böbrek veya kanser hastalarının önemli bir bölümü; sağlık durumları stabil olduğu, gerekli tıbbi değerlendirme yapıldığı ve havayolunun özel prosedürleri yerine getirildiği sürece uçak yolculuğu yapabilir. Buna karşılık aktif ciddi enfeksiyon, ciddi nefes darlığı, akut kalp yetmezliği veya stabil olmayan göğüs ağrısı, devam eden kanama, bilinç değişikliği, bazı yakın tarihli ameliyatlar, çözümlenmemiş pnömotoraks veya uçuş sırasında karşılanamayacak bir tıbbi bakım ihtiyacı varsa yolculuğun ertelenmesi gerekebilir. Çünkü önemli olan yalnızca biletinizin olması değil, o yolculuğu mevcut sağlık durumunuzla güvenli biçimde tamamlayabilmenizdir.

Bir Cevap Yazın