Masum görünümlü çizgi filmler acaba göründükleri kadar masum mu?

0
2796

Çocukların hayal dünyalarını etkileyen, bilinçaltını şekillendiren, gerçek hayattaki tutum ve davranışlarına yansıyan masum görünen çizgi filmler ya da çocuklara yönelik tüm içerikler… Geçen haftalarda, birkaç saniyelik görüntünün kişiler tarafından farklı yorumlanması ile ülke gündemine giren çizgi filmler haliyle ebeveynleri de tedirgin etti. Mutlu ve sağlıklı bir çocuk yetiştirmek için gecesini gündüzüne katan, kendilerinden fedakarlık eden anne ve babaları ilgilendiren bir başka konu daha ortaya çıkmış oldu.

Nasıl yani? Çizgi filmler de tehlike olabilir mi?

Bu sorunun cevabı maalesef evet.

Kadınların çalışma hayatına girmesi, ailelerin yaşam biçimlerinin değişmesi, teknolojinin gelişmesi, internetin yaygınlaşması, akıllı telefonların hayatımızdaki fonksiyonları… Bunların tamamı çocukların yaşamlarına, tüketim alışkanlıklarına, oyun oynama, sosyalleşme ve hatta izlediklerine doğrudan etki eden faktörler arasında yer almaktadır.

Anne / babanın çocuğunu mutlu etmek adına, çocuğunun ellerine teslim ettiği telefonlar, ağlamasın, bir kaşık daha fazla yemek yesin diye verilen tabletler ya da biraz işlerimi yapayım diye TV karşısına oturtulan çocuklar. Aslında çocukların hepsi bu tehlikelerle karşı karşıyalar…

Hiçbirisinin ne izlediğini, nasıl tepki verdiğini, neye maruz bırakıldığını pek çok ebeveyn kontrol etmiyor ya da edemiyor.

Çocuğunuz teknolojinin tutsağı olmasın
Uzmanların sık sık dile getirdiği gibi erken yaşta ekranlarla tanışan çocukların hayal gücü gelişmiyor ve zihinsel faaliyetleri kısıtlı hale geliyor. Bütün bunların dışında saniyeler içerisinde ekranda şiddete özendirici, çocukların idrak edemeyeceği düzeyde görüntüler, cinsellik ve oyunların, filmlerin arasına uygulanmış ürün yerleştirmeleri de çocuklara izledikleri aracılığıyla aktarılıyor. Dolayısıyla sizin evinizde verdiğiniz eğitim farkında olmadan, izlemesine müsaade ettiğiniz çizgi filmler, oyunlar arasında tam aksi yönde çocukların hafızasına ulaşıyor. Çünkü çocuklar söylenene değil, uygulanana, gördüklerine itimat ediyorlar. Özellikle internet üzerinden TV programlarını, çizgi filmleri açıp çocuklar tek başına bırakılmamalıdır. Çünkü sizin açtığınız yayın bitince, otomatik olarak farklı bir içerik başlıyor. Bunların bazıları çocuklar için son derece zararlı. Çocuğun yaşına uygun olmayan veya çocuğu fast food, şekerleme, oyuncak gibi sürekli tüketime yönlendiren reklamlar ya da içerikler olabiliyor. Siz çocuğunuza sevgiyi, paylaşmayı aşılarken, onlar izledikleri renkli içerikler aracılığıyla; şiddet ve bireyselliği baskılayan, tüketime özendiren mesajları saniyeler içerisinde alıyorlar.

Çizgi filmlerle gelen tehlikelere dikkat!
Tüm gıdalarını özenle seçip, nereden daha doğal, organik gıda bulurum, sağlıklı besleyebilirim diye hem zamanınızı hem bütçenizi zorlarken, izlediği çizgi filmin içinde, oynadığı oyunun arasında obeziteye sebep olan, kanserojen içerikli hazır gıda reklamları çoktan çocukların bilinçaltındaki yerlerini oluşturmaya başlıyorlar.

Çocukların akıllı cihaz kullanımları, TV’de izledikleri programlar mutlaka ailenin kontrolünde olmalı, çizgi filmler, videolar çocukla birlikte izlenmelidir. Bu içeriklerle çocukların geçireceği süre, mutlaka aile tarafından çocuğa belirtilmeli ve bu sürenin dışına asla çıkılmamalıdır.

Çocuğunuzla kaliteli zaman geçirin
Çocukların, hayal güçleri, zihinsel ve duygusal gelişimleri için anne-baba ile kaliteli zaman geçirmeye, birlikte oynamaya, sevilmeye ve temasa ihtiyaçları vardır. Onların bu beklentilerini tatmin ederek daha mutlu çocukları yaşama hazırlamak mümkün olabilecektir. Unutmayın ki bebeklerin kişilikleri 0-3 yaş arası oluşuyor ve yetişkin insanlar kararlarının %96’sını bilinçaltı, geri kalan %4’ünü ise bilinçli olarak veriyorlar.

Önceki İçerikSevgi olmadan yaşayabilir miyiz?
Sonraki İçerikHamilelikte pelvik taban egzersizleri yapmak neden önemlidir?
Sema Tamgüç
1980 yılının Mart ayında İstanbul’da doğmuştur. Çocuklar, hayvanlar ve yaşlılar konusunda ekstra hassas bir kişiliğe sahiptir. Çocukluğunda, Alice Harikalar Diyarı’nı izlerken, kendisinin de bahçenin arka tarafından atlayarak oraya gidebileceğine inanmış, pek çok sefer bunu denemiş, fiziki olarak oraya gidememişte olsa halen arada bir zihinsel olarak harikalar diyarına kaçamak turlar düzenlemeye devam ediyormuş. Üniversite yaşamına Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde başlayan Sema, Pazarlama ile başlayıp İşletme bölümü ile lisans eğitimini tamamlamıştır. Eğitimin ve arada kendini güncellemenin önemine inandığı için, 2011-2012 yıllarında ilk yüksek lisansını MBA olarak yapmıştır. Mesleği gereği marketing’in içinde olan Sema, 2017-2018 yılları arasında da Bilgi Üniversitesi’nde ikinci yüksek lisansını “Interactive Marketing” olarak tamamlamıştır. Üniversite eğitimleri dışında, PR eğitimini mesleğin duayeni “Betul Mardin”den almıştır. Satış teknikleri, güzel konuşma, imaj yönetimi, sosyal medya konularında da eğitim sertifikalarına sahiptir. İş hayatına satış departmanında başlamış olup; proje yönetimi, iş geliştirme, marka iletişim ve pazarlama departmanlarında orta ve üst düzey yöneticilik yapmıştır. Şimdilerde ise pazarlamanın kapsadığı tüm konularla ilgili hizmet vermeye devam etmektedir. Yeni jenerasyonu dışlamayan, iletişim kurmayı seven, anne ve babaların sevmediği şeylerin, onlar sevmiyor diye sevilmemesi gerektiğine inanmayan Sema, her anne babanın sosyal medya platformlarını çocuklarından iyi derecede kullanmayı bilmesinin zorunlu olduğunu düşünmektedir. “Kitap okumuyorsa evlenme”, “Hayırlısı be gülüm”, “İnş cnm yha” sevdiği, yeni dönem düşünceleri arasındadır.

Bir Cevap Yazın