Hamilelik süreci nasıl ilerliyor? Hamilelikte nelere dikkat etmelisiniz?

0
2827

Kadınların en hassas zamanlarını yaşadığı hamilelik döneminde kulaktan dolma bilgiler bu dönemin çok daha sıkıntılı geçirilmesine yol açıyor. Hamilelik sırasında her söylenene kulak verilmemesini söyleyen Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Aykut Coşkun anne adaylarına tüyolar verdi.

Gebeler nasıl giyinmeli? 

Gebelikte pamuklu kumaştan yapılmış hafif, esnek, bol giysiler en uygun seçimdir. Sıcak havalarda açık renkli seyrek dokunmuş kumaşlardan yapılmış kıyafetler serin kalmanızı sağlar. Bu sayede fazla terleyerek sıvı kaybetmezsiniz. Soğuk havalarda kat kat giyinmek daha uygundur, bu sayede sıcak bir ortama girdiğinizde üzerinizdeki fazla giysileri çıkarabilirsiniz. Sentetik kumaşlar gebelikte pek uygun değildir, tercih edilmemelidir. Özellikle sıcak havalarda giyilen sentetik iç çamaşırları mantar enfeksiyonlarına zemin hazırlar. Çok dar ve sıkı giysiler bebeğe zarar vermese de dolaşım ve solunum problemlerine neden olabilir. Yüksek ve düz topuklu ayakkabılar gebelerde sırt ağrısına, aynı zamanda gebede denge kaybına ve düşmelere neden olabilir. Ayaklarınızın hava almasına yardım edecek deri gibi doğal malzemeden yapılmış topuksuz, ortopedik tabanlı ayakkabılar tercih edilmelidir.

Gebelikte egzersiz

Gebelik öncesi düzenli olarak spor yapan anne adayları gebelikte spor yapmaya devam edebilir. İlk defa gebelik sırasında egzersize başlayacak anne adayları ise bu konuyu doktorlarıyla paylaşmalıdır. Gebelikte egzersizin anne ve bebek açısından zararlı olabildiği durumlar olmakla birlikte yürüyüş, bisiklet ve yüzme gibi sporlar anne adayları için en uygun sporlardır. Daha önceden hiç spor yapmamış iseniz mutlaka hafif bir egzersiz programı seçin. Vücut ısınızı aşırı yükseltecek, ağrı ve nefes darlığı yapacak egzersizlerden kaçının. Egzersiz yaparken nefes darlığı, kanama, göğüs ağrısı, tansiyon düşüklüğü, bayılma gibi bir durum olursa tıbbi yardım isteyin. Gebelikte artmış kramplar nedeniyle derin sularda yüzmeyin ve yanınızda gerektiğinde yardımcı olabilecek bir yardımcı bulundurmaya gayret gösterin. Gebelikte yapılabilecek en faydalı ve kolay egzersiz yürüyüştür. Gebeliğin erken dönemlerinde hafif tempolu koşular da yapılabilir. Temas sporlarından kesinlikle kaçınmak gerekir çünkü karına alınacak ufak bir darbe bile ciddi sorun yaratabilir. Gebeliğin üçüncü ayından itibaren sırtüstü yatılarak yapılan egzersizler tercih edilmez. Gebeliğin dördüncü ayından itibaren yapılan gevşeme ve nefes alıp verme egzersizleri, jimnastik hareketleri doğumu kolaylaştırır.

Gebelikte beslenme

Sağlıklı yaşamak için sağlıklı beslenmek zorundayız. Hamile kadınlarda beslenmek ayrı bir öneme sahiptir.  Önemli olan fazla miktarda yemek ve kilo almak değil, gerekli olan maddeleri dengeli ve yeterli miktarda almaktır. Gebelikte dengeli beslenmek her gün vitamin hapı kullanmak da değildir. İdeal kilosunda gebe kalan bir anne adayı uygun beslendiğinde gebeliğin sonunda yaklaşık 12 kilo alır. Gebeliğinde uygun şekilde kilo alan bir anne adayının hemen hemen tüm vitamin ve mineralleri aldığı söylenebilir. Yalnız demir ve folik asiti ayrıca değerlendirmek gerekir. Folik asit bebeğin beyin omurilik gelişim için kilit öneme sahiptir. Gebe kalmak istiyorum diyen her bayanın folik asit kullanmaya başlaması ve gebeliğin ilk üç ayında da folik asit kullanımına devam etmesi önerilir. Önerilen şekilde folik asit kullanan gebelerin bebeklerinde doğuştan beyin omurilik rahatsızlıkları görülme ihtimali yarı yarıya azalır. Gebeliğin ikinci yarısında ise demir desteği önem kazanır. Ne kadar iyi beslenilse de gebelikte doğal besinlerden yeterince demir alınamaz ve bu nedenle gebelerde kansızlık ortaya çıkar. Gebelik öncesi kansızlığı olduğu bilinen kişilerde ise demir desteğine daha erken başlamak gerekir. Unutmamak gerekir ki normal doğumda da sezeryanda da belli bir miktar kanamanız olacaktır. Eğer ileri derece kansızlığınız varsa doğum sırasında olabilecek az miktardaki kanama bile bilinç kaybına, şoka hatta ölüme neden olabilir.

Gebelerin üç ana öğünden ziyade toplam beş ya da altı öğünde beslenmeleri önerilir. Hiç bir zaman bir öğünde midenizi tıka basa doldurmayın, tam doygunluk olmadan önce yemeği bırakın. Bu şekilde erken gebelik haftalarındaki bulantı kusmalar ve ilerleyen haftalarda sıkça gözlenen mide yanması, ağıza acı su gelmesi ve karın ağrısı gibi şikayetler önlenebilir. Günlük 1,5 – 2 litre idrar çıkaracak kadar su almaya büyük özen gösterin. Gebelerin tuz kısıtlaması yapması gereksizdir. Gebelik sırasında günlük ortalama 2 gram tuz alımı önerilir. İleri derece bulantı kusmaları olup yeterince besin alamayan hastalarda vitamin mineral takviyesi, gerektiğinde serumla besleme gerekli olabilir.

Vücudun kalori gereksinimi 3 temel enerji kaynağı olan proteinler, yağlar ve karbonhidratlardan sağlanır. Eğer karbonhidratlar yetersiz alınırsa vücudunuz enerji sağlamak için proteinleri ve yağları yakmaya başlar. Enerji üretmek için yağlar yakıldığında ortaya çıkan keton cisimcikleri büyümekte olan fetüs üzerinde zararlı etkilere sahiptir. Hücrelerin temel yapı taşı olan proteinlerin yetersiz alımı ya da enerji üretimi amacıyla yıkılması ise bebeğin büyüme gelişmesini bütünüyle etkileyecektir. Karbonhidratlar fazla alındığında ise vücutta yağ olarak birikirler.

Güçlü kemikler ve dişler için ise günlük bir yada iki bardak süt yada bir kase yoğurt alımı yeterlidir. Bu miktarda süt veya yoğurt tüketebilen gebelerde ek kalsiyum desteği gereksizdir.

Bir Cevap Yazın