Yazı İçeriği
Ramazan ayında oruç tutarken yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat etmeliyiz. Özellikle içinde bulunduğumuz pandemi sürecinde koronavirüse karşı bağışıklık sistemini güçlü tutmak için yediklerimize ekstra özen göstermeliyiz. Uzman Diyetisyen Hilal Konak, ramazanda beslenmeye dair önemli tüyolar verdi.
Uzman Diyetisyen Hilal Konak
Ramazan ayının gelmesiyle oruç tutan kişilerin öğün saatleri ve sıklıklarında değişiklikler meydana gelmekte, sağlıklı beslenme bu dönemde daha fazla önem kazanmaktadır. Ramazan ayında porsiyonlara dikkat etmeden hızlı bir şekilde yemek yenildikçe ve özellikle yemek sonrası tüketilen tatlıların miktarı arttıkça kilo alımı da kaçınılmaz olacaktır. Fazla kilo artışı beraberinde kronik hastalıkların oluşumuna zemin hazırlayacaktır. Peki, ramazan ayında nasıl beslenmeli? İşte uzmanından öneriler ve dikkat edilmesi gerekenler…
Sağlıklı bir oruç süreci geçirmek için bunlara dikkat!
-Yeterli su tüketimine dikkat edilmelidir. İftar ve sahur arasında en az 8-10 bardak su içmeye özen gösterilmelidir.
-Sahur öğünü kesinlikle atlanmamalı, zamanında yapılmalı ve öğün içeriği dengeli olmalıdır.
-Yumurta, peynir, zeytin ve yeşilliklerden oluşan bir kahvaltı tabağıyla başlanıp, daha sonra 1 bardak süt ve 1 porsiyon meyve tüketerek sahur öğünü tamamlanabilir.
-Haftada 2-3 kez sahurda yulaf, yoğurt, meyve ve kuruyemişlerle hazırlanan bir öğün de tercih edebilirsiniz. Sahurda tüketilen taze meyve, yulaf ve yeşillikler ramazan ayında sıklıkla karşılaşılan kabızlık problemini önleyecek ve bağırsak sağlığının korunmasını sağlayacaktır.
-İftarda yapılan en büyük hata, hızlı ve porsiyon kontrolü sağlamadan yemek yemektir. Oruç 1-2 bardak su ile açıldıktan sonra, 1 adet hurma ya da zeytin, 1 kase çorba ve 1 dilim ekmek/pide yiyerek başlangıç yapılabilir.
-İftarda, ana yemeğe başlamadan 1 kase şekersiz komposto da tercih edilebilir.
-Ana yemekte, et/tavuk gibi protein kaynaklarının yanında sebze yemeği, yoğurt/ayran/cacık ve salata tercih edilebilir.
-Haftanın 2 günü iftarda etli kurubaklagil yemeği tercih edilerek hem bitkisel protein hem de lif alımına katkı sağlanabilir. Kurubaklagil tüketiminden sonra şişkinlik hissediliyorsa yemeğe kimyon eklenmeli veya iftar sonrası rezene çayı tüketilmelidir.
-İftardan 2-3 saat sonra bir ara öğün yapılabilir. Bu öğünde öncelik, taze meyveler olmalıdır.
-Tatlı tüketimi ise haftada 1-2 kez ile sınırlandırılmalıdır. Şerbetli tatlılar yerine, 2 top dondurma ya da 1 porsiyon sütlü tatlı tercih edilmelidir.
Okumalısınız: Oruç migren ağrılarını tetikleyebilir!



