Evde bebek bakımında dikkat edilmesi gerekenler

0
4426
Yenidoğan bebek bakımı
Yenidoğan bebek bakımı

Evde bebek bakımında dikkat edilmesi gerekenler nelerdir? Evde bebek bakımının püf noktaları nelerdir? Yeni doğan bebek bakımı nasıl yapılır? Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Esra Göker, yeni anne babaların öğrenmesi gereken bebek bakım tavsiyelerini yazdı!

Bir çocuğun yaşam kalitesi, temel ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanmamasıyla yakından alakalıdır. Özellikle 1 yaşa kadar olan dönemde bebek tamamen ailesine bağımlı olarak yaşamını sürdürür. Bu dönemde beslenme, fiziksel ve duygusal bakım gibi gereksinimlerinin karşılanması onun geleceği açısından büyük önem taşır. Bugün burada bebeğin günlük fiziksel bakımında dikkat edilmesi gerekenlere dikkat çekeceğim. Bir bebeğin fiziksel bakımı yüz, göz, ağız, burun, kulak, göbek, tırnak ve alt bakımı ile yapılır. Tüm bunlardan önce ve sonra eller mutlaka yıkanır. El temizliği kişisel bakımın ilk adımıdır.

Göz bakımı

Gözlerde çapaklanma yoksa bakım gerekmez. Çapaklanmalar halinde ise temiz bir bez, tercihen steril gazlı bez, kaynatılıp soğutulmuş suyla Islatılır ve içten yani burun kökünden dışa doğru bir seferde geriye dönülmeden ve bastırılmadan silinir.

Burun tıkanıklığı

Özellikle yeni doğmuş bebekler nefes almak için daha çok burunlarını kullanırken, beslenme için ağızlarını kullanırlar. Bu nedenle burun deliklerinin açık olması çok önemlidir. Bebeğin nefes alıp verişinde sıkıntı yoksa burun temizliği gerekli değildir. Ancak burnundan ses geliyorsa ya da uykuya dalmak da zorlanıyor, sık sık uyanıyor, emerken bırakıyor ve ağlıyorsa burun temizliğinin yapılması gerekir. Bunun için en ideal zaman banyo sonrasıdır. Banyodan sonra yumuşamış olan kirler aspiratör yardımıyla alınabilir. Burun tıkanıklığı devam ediyorsa serum fizyolojik içeren solüsyonlar bebeğin burnuna 2-3 damla olacak şekilde damlatılabilir. Bebeklerin burun içi çok hassas olduğundan temizlerken zorlamamak gerekir. Bu nedenle basınçlı burun spreyleri bebekler için uygun değildir.

Kulak bakımı

Kulak temizliği için Pamuklu Çubuklar son derece sakıncalı ve asla kullanılmamalıdır. Kulaklar çok hassas olduğundan bebeğin kulak zarına zarar verebileceği gibi daha çok pisliğin içeri kaçmasına da neden olabilir.. Bu nedenle sadece kulak arkası ve kepçe kısımlarının iç kıvrımları silinmelidir. Banyo esnasında kulağa az miktarda sıvı kaçmasının herhangi bir zararı yoktur. Hatta kulak kirinin yumuşayarak daha kolay çıkmasına neden olur.

Ağız bakımı

Sağlıklı bebeklerde ek gıdaya başlayana kadar ağız bakımına gerek yoktur. Ancak pamukçuk emzirme döneminde sık karşılaşılan bir sorundur. Emzirmenin sürdürülememesine hatta meme reddine neden olabilir. Bundan korunmanın en iyi yolu annenin her gün duş alması yada meme ucunu ılık suyla temizlemesidir. Ayrıca anne göğüs petlerini sık değiştirmeye de dikkat etmelidir. Özel bir göğüs ucu bakımı uygulamaya gerek yoktur. Çünkü extra uygulanan meme bakımı meme ucundan salgılanan yağ kanalları ve koku kanallarına zarar verir. Buda bebeğin annenin memesini tanıyıp ona tutunmasına engel olur. Mama ile beslen bebeklerde ise biberon veya emziklerin kaynatılması gereklidir. Bebeklerin ağız florası dişlerden önce ve dişler çıktıktan sonra değişkenlik gösterir. Bu nedenle ilk dişler çıkmaya başladığında ağız bakımı önem kazanır. Ek gıdalara başladıktan sonra dişlerin yüzeyleri temiz bir bez ıslatılarak silinmeli ve her beslenmenin ardından biraz su verilerek ağız temizliğine katkı sağlanmalıdır. Diş fırçası kullanımına arka dişler çıktıktan sonra, diş macunu kullanımına ise 2 yaşından sonra başlanmalıdır.

Göbek bakımı

Doğum sonrası özellikle ilk bir hafta göbek kordonu enfeksiyonlara açık hale gelir bu nedenle temiz ve kuru tutulması önemlidir. Göbek kordonu 15 gün içinde ortalama 7-9 günde düşer. Düşmeden önce göbeğe herhangi bir şey sürmeye gerek yoktur. Kuruyup düşmesini kolaylaştırmak ve enfeksiyonu önlemek için islak bırakılmamalı açıkta tutularak tamamen kuruması sağlanmalıdır. Bebeğin alt bezinin göbeğin altında kalmasına dikkat edilmelidir. Böylece idrar ile Islanması önlenecek, hava ile teması sağlanacak ve sürtünme ile oluşacak irritasyon önlenecektir. Bebek göbek kordonu düşene kadar silme banyo ile temizlenmeli bunun içinde kaynatılmış ılıtılmış su kullanılmalıdır.

El ve tırnak bakımı

Çevredeki insanlar genelde bebeğin ilk ellerine dokunurlar. Bebekler sık sık elleriyle gözlerini ovuşturur ve parmaklarını ağzına sokarlar, böylece mikroplar çok kolay bulaşır. Bu nedenle her gün sabunlu bir bezle bebeğin elleri parmak araları temizlenmelidir. Tırnakları da düzenli aralıklarla kesilmelidir. Çünkü mikroplar tırnak altında kolayca ürer. Üstelik uzadığında kendisine zarar verebilir, yüzlerini ve gözlerini çizebilirler. El tırnakları uzadıkça yuvarlak bir şekilde ayak tırnakları ise tırnak batmasını önlemek için düz bir şekilde kesilmelidir. Tırnak kesiminden sonra el ve ayakları yıkanmalıdır. Tırnakların banyodan sonra yumuşamış iken veya uyurken kesilmesi tercih edilmelidir.

Alt bakımı

Vücut temizliğinin en önemli kısmıdır. İlk aylarda mümkünse suyla yıkanarak yapılmalı ve ardından kurulanmalıdır. Yıkama mümkün değilse yumuşak ve islak bir bezle ya da pamukla temizlenmelidir. Eğer islak mendil kullanılıyorsa alkolsüz ve kokusuz olmasına dikkat edilmelidir. Bu tür ıslak mendiller bebekte allerji yapabilir.

Kız bebeklerde dış üreme organları henüz tam gelişmediğinden ve dış ortama açık olduğundan özellikle dışkı ile kirlenmemesine dikkat edilmelidir. Çünkü dışkıdan bulaşan mikroplar idrar yollarına girerek enfeksiyonlara neden olur. Bu nedenle kızlarda alt temizliği islak pamuk ile önden arkaya doğru yapılmalı ve silindikten sonra pamuk atılmalıdır.
Erkek bebeklerde ise yine aynı nedenlerle önce yumurtalıklar sonra penis ve en son popo temizlenmelidir. Alt temizliği yapılırken sünnet derisi geri çekilerek temizlemeye çalışılmamalıdır. Bu işlem o bölgedeki salgı bezlerinin zarar görmesine ve daha sonra telafisi zor yapışıklıklara neden olur. bazen sünnet derisinin iç kısmı doğuştan dar olabilir, böyle durumlarda çocuğun yaşına bakılmaksızın sünnet önerilir.

İdrarda bulunan amonyak yada annenin yediği ve bebeğin barsaklarını etkileyerek dışkı ile atılan allerji yapıcı bir gıda, Bebeğin popo derisini irite eder ve pişik gelişir. Bunun için bebeğin altı sık aralıklarla kontrol edilmeli 3 veya 4 saatte bir değiştirilmeli ve sık sık havalandırılmalıdır. Her idrar ve kaka yapışında ıslak bir bezle silinmeli ve sonrasında kurulanmalıdır. Hatta bunun için gül suyu kullanılabilir. Pudra asla kullanılmamalıdır. Havaya karışan partiküller solunum yoluyla alınıp bebeğin akciğerlerine zarar verebilir. Bebeğin altı temizlendikten sonra nemlendirici bir krem ya da Hindistan cevizi yağı sürülebilir.

Bebek giysileri

Bebeklerde yağ tabakası azdır ve cildin dış etkenlere karşı koruyucu tabakası tam olarak gelişmemiştir. Bu nedenle de bebek cildi çok hassastır. Uygun olmayan sentetik içerikli ve boya içeren çok renkli giysiler kızarıklık ve ciltte hassasiyet yapabilir. Bir bebek giysisi seçerken %100 pamuk içermesi ve işlevselliği ön planda tutulmalıdır. Bir giysi herşeyden önce onu sıcaktan ve soğuktan korumalıdır. Mevsime ve ortam sıcaklığına uygun giydirilmelidir. Giysiler kolay yıkanabilmeli, nemi kolaylıkla emebilen, yüksek ısıya dayanıklı, ütülenebilen özellikte olmalıdır. Bebek kol ve bacaklarını rahat hareket ettire bilmelidir ki kasları güçlensin. Kolay giydirip çıkartılabilecek, yakası geniş, kolları bol kıyafetler seçilmelidir. Üzerinde metal veya sert plastik aksesuar bulunmamalıdır. Dikiş yerleri sert olmamalı tüylü giysiler tercih edilmemelidir. Çorapları da pamuklu olmalı özellikle lastikli kısımları çok sık olmamalıdır. İlk aylarda şapka giydirmek bebeğin ısı kaybını önler. Çünkü bebekler en çok baş çevresinden ısı kaybederler. Ancak unutmamak gerekir ki az giydirmek kadar çok giydirmekte bebeğe zararlıdır. İlk alınan giysiler asla yıkanmadan kullanılmamalıdır. Sadece bebek giysileri için olan ürünler kullanılmalı ve ayrı yıkanmalıdır. Yumuşatıcı, leke çıkartıcı gibi ürünler kullanılmamalıdır. Çünkü kullanılan malzemeye bağlı kolaylıkla alerjik reaksiyon gelişebilir. Giysiler yıkandıktan sonra güneşte kurtulmalı ve mutlaka ütülenmelidir.

Bebek banyosu

Bebeğe banyo yaptırmak sadece temizlik için gerekli değildir. Bebeğin kaslarının gevşemesi, gazının rahatlaması, iştahının artması, bağışıklık sisteminin güçlenmesi, uykusunun düzenlenmesi gibi pek çok yarari da vardır. Yeni doğan bir bebeğin ilk vücut banyosu göbek düştükten sonra yapılmalıdır. Göbeği kuruyana ya da düşene kadar silme banyo tercih edilmelidir. Nelere dikkat etmeliyiz komşuna gelince;

– İlk olarak banyo küveti ve oyuncaklar önceden temizlenmelidir.

– Banyo süresince bebek asla yalnız bırakılmamalıdır.

– Banyo suyunun ısısı ön kol dirseğini yakmayacak sıcaklıkta olmalıdır. Oda sıcaklığının ise 24-26 derece olması yeterlidir.

– Banyo yapılan ortamda hava akımı olmamalıdır. Kapı ve pencereler kapatılmalıdır.

– Küvetteki suyun derinliği bebeğin kalçasına ulaşabilecek kadar olmalıdır.

– Kullanılacak sabun ya da şampuanın ; ciltte irritasyon yapmaması, göz yakmaması, PH: 7 yani nötr olması, boya yada benzeri kimyasal ve parfüm içermemesi gerekir.

– Başlarken bebeği korkutmamak için önce ayakları sonra vücudu küvetin içine sokulur.
Ayrıca ısı kaybını önlemek için banyo süresi 5 maksimum 10 dakikayı geçmemelidir. Isı kaybı en fazla baş çevresinden olacağı için bebeğin kafası en son yıkanmalıdır.

– İdeal olan günde bir defa, her gün aynı saatte ve uyumadan önce banyo yaptırmaktır.

– Tok karnına banyo yaptırılmamalıdır. Böylece kusarak kusmuğunun akciğerlere kaçması engellenmiş olur.

– Banyo esnasında ovma yapılmamalıdır. Ayrıca yüzüne su dökmemeye dikkat edilmelidir çünkü bu durum bebeğin banyodan korkmasına neden olur.

– Cilt kuruluğu olan bebeklerin her gün değil haftada birkaç kez banyo yapmaları daha uygundur. Üstelik banyo sonrası uygun nemlendiricilerle ciltleri mutlaka nemlendirilmelidir.

– Bebeğe banyo yaptırırken, kurularken ve giydirirken onunla sürekli konuşmak, sakin bir müzik dinletmek banyo saatini sakinleştirici zevkli bir deneyime dönüştürür.

Önceki İçerikDeğişen moda algısı ve özel gereksinimli çocuklar
Sonraki İçerikÇocuklarda düşme ve yaralanma durumunda yapmanız gerekenler
Uzm. Dr. Esra Göker
1978 yılında Samsun/Bafra’da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başladığı tıp eğitimini başarı ile tamamlayarak 2002 yılında Tıp doktoru ünvanını almıştır. Yüksek ihtisasını ise , Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlayarak 2009 yılında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olmuştur. Mecburi hizmetinin ardından Bursa’ya gelerek çeşitli özel hastanelerde görev yapmıştır. Son 3 yıldır Türkiye de henüz yeni kavranmaya başlayan fonksiyonel tıp alanında çalışmaya başlamış ve halen mesleki ve akademik çalışmalarına Bursa’da ELELE AİLE AKADEMİSİ adını verdiği özel muayenehanesinde devam etmektedir.

Bir Cevap Yazın