El, ayak, ağız hastalığı hakkında en çok merak edilenler

0
6191

Son zamanlarda ülkemizde görülmeye başlanan el , ayak, ağız hastalığı hakkında tüm merak edilenlere Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Dündar Yaykıran’a sorduk.

El, ayak, ağız hastalığı nedir?

El, ayak, ağız hastalığı virüslerin neden olduğu, bulaştırıcılığı yüksek, döküntülü bir hastalıktır. Çoğunlukla 2-10 yaş arasında, özellikle 5 yaşın altındaki çocuklarda görülür ancak her yaşta olabilir. Hastalık sıklıkla yaz ve sonbahar aylarında görülür.

El, ayak, ağız hastalığı neden olur?

El, ayak, ağız hastalığı virüslerin neden olduğu bir enfeksiyondur.

El, ayak, ağız hastalığı yapan virüsler; picornaviridae ailesinden Ekovirus, koksaki virus A5, A7, A9, A10, B2, B5, A16 ve enterovirus 71, 72 virüsleridir. Bunlardan en sık hastalık yapanlar enterovirüs 71, koksaki virüs A10 ve koksaki virüs A16 virüsleridir.

El, ayak, ağız hastalığı hangi yollarla bulaşır?

Bulaşma yolları;

  • Damlacık yoluyla (öksürdükten veya hapşırdıktan sonra havaya püskürtülen solunum damlacıkları solunum yoluyla alınması)
  • Hastanın tükürük, dışkı, idrarına temas ile
  • Hastaya yakın temas ve dokunma ile
  • Kabarcıklardaki sıvılara temas ile bulaş olabilir.

Ayrıca özellikle yaz aylarında enfekte havuz sularının yutulması ile de bulaş olabilir.

Bulaştırıcılığın en yüksek olduğu dönem hastalığın ilk 7 günüdür.

Screenshot 20200201 223638 2

El, ayak, ağız hastalığında ne şikayetler olur?

Virüsün 5-7 günlük kuluçka süresi vardır. Virüs bulaşır bulaşmaz hastalık başlamaz, virüs bulaştıktan sonra 5-7 gün içinde belirtiler başlar.

Hastalık genellikle ateş (38-39 derece), iştahsızlık, halsizlik, kırgınlık, kulak ve boğaz ağrısı ile başlar. Karın ağrısı ve öksürükte olabilir. Hastalığın başlamasından 2-3 gün sonra, önce ağız içinde ve çevresinde, daha sonra el içi ve ayak tabanında küçük kırmızı leke şeklinde döküntüler oluşur. Bu döküntüler 1-2 gün içinde, su çiçeğine benzer içi su dolu kabarcık haline gelir. (Su çiçeğinin farkı; su çiceğindeki döküntüler daha çok gövdede olmak üzere tüm vücutta görülür.)

Bu döküntüler ağrılı, kaşıntılı ve rahatsız edici döküntülerdir. Ağız içi yaralar nedeni ile çocuk beslenmekte ve su içmekte zorlanır bunun sonucunda enerji ve sıvı açığı oluşabilir.

Screenshot 20200201 223700

El, ayak, ağız hastalığında bazı çocuklarda döküntü sadece ağız yaraları veya sadece ellerde, ayaklarda döküntüler olabilirken, bazı çocuklarda da döküntüler dizlerde, dirseklerde, kalçada veya genital bölgede de olabilir.

Döküntüler genellikle 5-7 gün içerisinde kendiliğinden iyileşir.

Bazı çocuklarda hastalıktan sonra 2 ay içinde el ve ayak parmaklarında soyulmalar ve tınar düşmesi olabilir.

Screenshot 20200201 223653

El, ayak, ağız hastalığında tanı nasıl konulur?

Doktorun alacağı öykü, hastanın şikayetleri ve fizik muayenede tipik döküntülerin olması hastalığın tanısının konmasında yeterlidir.

El, ayak, ağız hastalığın tedavisi nedir?

El, ayak, ağız hastalığı yapan virüslere karşı geliştirilmiş bir aşı veya ilaç yoktur.

Hiçbir tedavi verilmese de hastalık 7-10 içinde kendiliğinden iyileşir, ancak bu süre boyunca çocuğun kaşıntı ve ağrısını azaltmak için ilaçlar kullanılabilir. Ateş düşürücü olarak kesinlikle aspirin  kullanılmamalıdır.

Hastanın yeterince sıvı alması ve beslenmesi önemlidir. Sert veya gevrek yiyecekleri çiğnemek acı vereceği için yumuşak gıdalarla (çorba, yoğurt ve ağız içi yaraları kötüleştirmeyecek gıdalar) beslenmesi, bol sıvı alması ve istirahat etmesi gerekiyor.

Hastalığın tedavisinde antibiyotikler kesinlikle etkisiz ve gereksizdir.

Hasta çocukların ılık suyla duş almasında sakınca yoktur.

El, ayak, ağız hastalığından korunma yolları nelerdir?

El-ayak-ağız hastalığına karşı en etkili yöntem hijyendir. Gerekli hijyen ve temizlik kurallarına uyulması durumunda el-ayak-ağız hastalığı riski azalır.

  • Eller özellikle tuvalet kullanımı sonrası veya bez değiştirdikten sonra, yemek hazırlamadan veya yemekten önce mutlaka su ve sabunla yıkanmalıdır.
  • Oyuncaklarda dahil olmak üzere kullanılan tüm malzemelerin yüzey temizliğine dikkat edilmelidir.
  • Hastalarla yakın temastan (öpüşme, sarılma gibi…) ve ortak tabak bardak kullanımından kaçınılmalıdır.
  • Ellerin sık sık yıkanması, kirli ellerin ağza ve yüze sürülmemesi çok büyük önem taşır.
  • Bulaşıcı olduğundan el-ayak-ağız hastalığına yakalanan kişilerden uzak durulması gerekir.
  • Ortak yaşam alanlarını sık sık havalandırarak içeri temiz hava girmesini sağlamak gerekir.
  • Okul ve kreşlerde ortam yüzeylerinin günlük temizliği sağlanmalıdır.
  • Hasta olduğu bilinen çocuk lezyonlar kuruyana kadar (7 gün) kreş ve okula gönderilmemelidir.
  • Yaz döneminde kullanılan havuzların temizliğine dikkat edilmelidir.

 

Önceki İçerikBebeklerde düşme ve kafa travması
Sonraki İçerikAni bebek ölümü sendromu nedir, nasıl önlenebilir?
Uzm. Dr. Dündar Yaykıran
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzman doktoruyum. 1981, Acıpayam-Denizli doğumluyum. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimimi Acıpayam’da tamamladıktan sonra, ortaokul 2. sınıftayken aldığım doktor olma kararımı gerçekleştirmek için 1999’da KTÜ Tıp Fakültesinde tıp eğitimime başladım. KTÜ Tıp fakültesinden 2006 yılında mezun oldum. 2006 ile 2010 yılları arasında devlet ve özel sektörde pratisyen hekim olarak çalıştım. Çok sevdiğim ve iyi anlaştığımı düşündüğüm çocuklarla birlikte olabilmek ve onların gelişiminde pay sahibi olabilmek için 2010′ da Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ”Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları” alanında uzmanlık ihtisasıma başladım ve 2015’de ihtisasımı tamamlayarak uzmanlık diplomamı aldım. Haziran 2015 ile Ocak 2017 arasında Bahçelievler Devlet Hastanesi’nde, Ocak 2017 ile Şubat 2019 arasında da Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği’nde, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları uzman hekimi olarak çalıştım. Şubat 2019’da, çok sevdiğim çocuklara daha yararlı olabilmek, bebek ve çocuk bakımı, onların fiziksel ve nörolojik gelişiminin takibi, hastalıklardan korunma ve hastalıklarının tedavilerinde daha etkin olabilmek için, İstanbul – Maltepe'de bulunan Özel Kardelen Tıp Merkezi’nde çalışmaya başladım, halen devam etmekteyim. Evliyim. Çok güzel ve zarif bir kadının kocası, çok tatlı ve yakışıklı, 8 yaşında, Oğuz Kaan isminde bir beyefendinin babasıyım.

Bir Cevap Yazın