Çocuk ve aile bir bütünün ortak bileşenleridir. Tıpkı Legolardan meydana gelen bir oyuncak ev gibi… Eksik bir Lego nasıl ki evi hep eksik gösterirse anne yada babanın olmayışı da çocuğun ruhundaki bir parçayı yok eder. Peki bu yokluk anne ve babanın somut olarak var olmayışı mı yoksa silueti daima yanında olan bir olmayış mı? Hayatımızda bir çok şey öğreniriz çünkü insanın yaradılışındaki sorgulama arzusu hiç tükenmez. Peki aile kavramının anlamını biliyor muyuz? Tüm başarıların, suçların ,iyiliklerin, kötülüklerin temelinde yatan sözcüğün anlamını. Aile kelimesi Arapça kökenli olup “destek ve dayanak” anlamına gelen “ayl” kökünden türemiştir. İçinde birlik, beraberlik, paylaşımın, iyi niyetin olduğu bir puzzle’nin parçaları gibidir. Bir de şu vardır; aynı evin içinde birbirinden bağımsız, hiçbir ortak paydası bulunmayan, tatlı anlarda yahut acılarda buluşmayan insan topluluğu. Her ne kadar kan bağı bulunursa bulunsun gönül bağı olmayan hiçbir ilişki aile değildir. Sadece birlikte yaşamaya mecbur bırakılmış bireylerdir.
Anne baba ve çocuk ilişkisi…
Her aile çocuklarının mutluluğu için çabalar. Fakat tek başına anne yada baba figüründen ziyade anne baba arasındaki ilişki ve samimiyet çocuklara sirayet eden bir ışık gibidir. Evet üçüncü bir figür anne ve babanın ilişkisidir. Bir tren düşünün sadece üç vagondan oluşuyor. En öndeki babayı temsil eden, sondaki anneyi, ve ortadaki vagon aralarında bağ olan çocuğu… Raylarsa hayatın olağan akışında devam eden durumlarda ortaya çıkan sorunlar. Makinist ise bizim olaylara gösterdiğimiz yönetim mekanizması. Elbette ki zaman zaman virajlar ve dönüm noktaları olacak. Fakat önümüzü göremediğimiz, hatayı saptayamadığımız veya keskin çıkışlar yaptığımız bir anda vagonlar birbirinden ayrılacak ve bütünün yerini bağımsız, tek başına anlam ifade etmeyen parçalar alacak. Aile tıpkı bu örnekteki gibidir. Birbirleriyle bağıntılı olmaları, kararları, ve tepkileridir onları aile kılan unsurlar…
Sağlıklı nesiller yetiştirmek için ailenin görevleri nelerdir?
Bir işe başlamadan evvel dirsek çürütüp yıllarımızı, mesleğimizi en iyi şekilde icra edebilmek için harcarız deyim yerindeyse. Günümüzde ne yazık ki aileye verdiğimiz önem ve destek mesleğimize verdiğimiz önemden kat be kat az. Oysaki iyi yetiştirilmiş bir dahi, sevgisizlik ve yalnızlıkla büyütülmüş bir çocuk taciri, nefretle büyütülmüş bir katil. Yada insan sevgisiyle büyütülmüş yaşamaya, yaşatmaya hayatını adayan bir doktor… Tüm bunlar ailenin ürünü. Evet tertemiz nesillere imza atmakta, kötülükle beslenen bireyler yetiştirmekte bizim elimizde. Evimizin üyelerine karşı sergilediğimiz iyi ve kötü her davranış çocukların hafızalarında yer eder ve bunun sonucunda insani değerleri baz almak yerine. Kötülüğü baz alan kitleler yetişir sadece. Anne ve baba olarak örnek davranışlarla onları iyiliğe, dürüstlüğe, teşvik etmeliyiz. Keza unutmayalım ki bizim söylediğimiz doğrular öncelikle bizim davranışlarımızda vuku bulmazsa çocuklarımızın gözünde inandırıcılığı kalmayacaktır. İnsan olmak sadece bir köşede kimseye zararı olmadan oturmak değil elimizden geldiğince topluma fayda sağlamak güzel bir dünya için çabalamaktır. Çocuklarımıza daha iyi bir dünya bırakmak ailede başlar ve en önemlisi ailenin önemini gerçekten idrak edebilmekle mümkün olur. Güzel ailelere ve nesillere imza atabilmek dileğiyle…


