Çocuklarımızı teknolojinin olumsuz etkilerinden nasıl koruyabiliriz?

0
201

Teknoloji artık her yerde… küreselleşen dünyamızı hızla saran bu ağdan olumlu yönde faydalanacağımız gibi, çocuklarımızı olumsuzluklarından nasıl kurtarırız fikri tüm anne ve babaları her geçen gün düşündürüyor.

Uzmanlar her gün uzun vadede televizyon izleyen yahut internette vakit geçiren çocuklarda geç konuşma, sözcükleri yutma ve sosyal yaşamdan uzaklaşarak kendini içe kapatma belirtilerinin bulunduğunu aktarıyor.

Peki çocuklarımızı bu ağın olumsuzluklarından nasıl kurtarabiliriz?

Küçük bir çocuğun elinden ver onu deyip kumandayı ve telefonu almak mümkün olmadığı gibi, zorla alındığı taktir de sonuç vermeyecektir. Çocuklar bizim gibi değildir. Kafalarında cevap bulamamış birçok soru, hayal dünyalarında resmedilmemiş birçok boş şablon vardır. O yüzdendir ki sürekli soru sorarak bu ihtiyaçlarını gidermeye çalışıp, o şablondaki eksiği doldurmaya çalışırlar.

Bizim ebeveynleri olarak kafasındaki soruları her görmezden gelişimiz onların merak içgüdüsünü gün geçtikçe köreltecek ve umutsuzca teknolojiye(tv, internet) sevkedecektir. Çünkü kendi dünyalarında onlarla irtibat kuran tek figür tv de gördüğü kahramanlardır. Bu da her geçen gün çocuklarımızı içe kapanmaya, duygu dünyalarını bizimle paylaşmak yerine bu kahramanlarla paylaşmaya itiyor.

Elinden kumandayı zorla almak çözüm olmadığı gibi işlerimiz uğruna saatlerce teknolojiye maruz kalmasına göz yummakta bir çözüm değildir. Çocuklarımızın sosyal, konuşkan, yaratıcı olmasını istiyorsak yapmamız gereken en önemli şey iletişime geçmek olacaktır.

İletişim kurmanın çocukların zihnine verdiği mesaj!

Şunu aklımızdan çıkarmamalıyız ki çocuklarımızı tamamen kendi haline bırakmanın onların bilinçaltına annem ve babam beni umursamıyor nasılsa ben ne yaparsam yapayım sonuçlarını onlara yükleyebilirim mesajını verdiği gibi. Lüzumundan fazla sıkarak katı bir disiplin ortamında tutmasını sağlamakta ruhlarını boğacak ve bizden uzaklaşmalarına sebep olacaktır. Ancak empati, ve kişiliklerine, görüşlerine duyduğumuz saygı onları bize her geçen gün yaklaştıracak ve samimi bir ortam oluşmasına zemin hazırlayacaktır. Kendini teknolojinin rüzgarına kaptırmış bir çocuğa artık kalk şunun başından demek baskıyla kalmasını sağlayacaktır ama sürekli aklında annesini babasını nakavt edip oturmayı ihmal etmeyecektir. Fakat güzel bir üslupla onu çok özlediğinizi biraz sohbet etmek istediğinizi söylemeniz sonucunda belki biraz nazlanacaktır ama mutlaka olumlu karşılık bulacaktır. Tatlı dil kimde işe yaramaz ki…  Diğer bir alternatif ise onu içine alan teknolojiden daha eğlenceli olmak. Eğlencenin o yaşlarda çok cazip olduğunu unutmamalı. Beraber top oynayalım mı diyen babayı reddedecek bir erkek çocuk düşünebiliyor musunuz? Ya da hadi kızım seninle leziz bir pasta yapalım diyen bir anneyi reddedebilecek bir kız çocuğu? Ben düşünemiyorum. Onu zamanla karşımıza alıp herşeyi dengeli bir oranda kullanmanın kimse açısından bir zararı olmadığını söyleyin ve onun sizin gözünüzdeki önemini sürekli vurgulayın. Çünkü sevgiyle yeşermeyecek hi bir tohum yoktur… Sevgiyle kalın