Antalya’nın antik kentleri: Olympos

 AnneBebekKulubu.com seyahat yazarı Hülya Serten, Antalya'nın antik şehirlerini gezdi... İşte ilk durak Olympos!

102
PAYLAŞIM
150
GÖRÜNTÜLENME

Bu ay Antalya’nın antik kentlerini yazmak için yola koyuldum.  Anadolu’nun en zengin açıkhava müzesi olan şehre ulaştığımda konaklamak için bütün antik kentlerin adeta merkezinde olan Olympos’a yerleştim. Kaldığım Sheriff Pansiyon’un nam-ı değer şerifi Halil Karataş rehberliğinde  Batı Antalya’yı boydan boya gezme fırsatı buldum. İşte sizler için seçtiğim mutlaka gezmeniz gereken antik kentler.

Adeta bir açık hava müzesi olan Antalya’da yer alan antik kentleri ve tarihi eserleri hayranlıkla izleyeceksiniz.

Arkeolojik zenginikleri ve muhteşem sahilleriyle ünlü Antalya’da her yıl dünyanın pek çok ülkesinden bilim adamı arkeolojik kazılar yapıyor. Yapılan kurtarma kazıları ve çevre düzenlemeleri uzun yıllar sürse de ortaya çıkarılan medeniyetler geçmişe ışık tutuyor ve o zamanın tekniğiyle yapılan eserler insanı hayretler içerisinde bırakıyor.

Klasik Arkeolojinin başkenti: Antalya

Antalya özellikle kültür ve deniz turizmi açısından oldukça önemli bir tatil merkezi. Binlerce yıl öncesinden günümüze ulaşan antik kentler ve yapıların içerisinde bulunan yapılar insanda hayranlık uyandırıyor. Şehir adeta bir açık hava müzesi desek sanırım yanlış olmaz. Antalya için işin uzmanları “klasik arkeolojinin başkenti” diyor. Klasik Çağ, Helenistik Çağ, Roma Çağı, Bizans Çağı, Osmanlı…  Bu şehirde adım başı bir antik şehir, adım başı bir kalıntıyla burun buruna geliyorsunuz.

Tiyatrolar, surlar, hamamlar, kiliseler, kaleler, köprüler, bazilikalar, tapınaklar ve mezarlarla çevrili Antalya’da Roma ve Bizans dönemine ait mimari yapılar dikkat çekiyor.  Neolitik, Paleolitik çağlardan kalma buluntuları ve şehire son şeklini veren Selçuklu ve Osmanlı etkisini de unutmamak gerekiyor. Bu kadar kültürel zenginliği sınırları içerisinde bulunduran şehir, hem denizi ve kumuyla hem de antik kentleriyle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da önemli turizm merkezleri arasında yer alıyor. Peki Antalya’daki antik kentler arasında bir tura ne dersiniz?

 

OLYMPOS

Antik Likya’nın en önemli kenti: Olympos

İlk ziyaretimi Olympos’taki Antik Kent’e gerçekleştiriyorum. Ormanın girişindeki kaktüsler adeta size Arizona Çölleri’ndeymişsiniz hissini veriyor. Bu kaktüslerin lezzetli meyvelerini sonbahar ayında yiyebilir ya da lezzetli reçeller yapabilirsiniz. Olympos benim için çok özel bir deneyim. Üç yıl sonra kendimi mutlu ve huzurlu hissettiğim mis kokulu ormanın içerisindeyim. Attığım her adımla sanki  yüzyıllar öncesine yolculuk yapıyormuş gibi bir hisse kapılıyorum.  Ormanın içerisinde, Antik bir uygarlığın hemen  kalbindeyim. Şırıl şırıl akan dereyi seyre dalıyorum ve serinlemek için dere kenarına inip, yüzümü yıkıyorum.  Eski tapınak, tiyatro, kilise, mezarlar ve lahitler ile her an ormanın içerisinde karşılaşmanız olası. Ya da ansızın karşınıza çıkan diğer turistlerle!

Burayı cazibe merkezi yapan en önemli detay ise denizin hemen yanıbaşında ve Likya yolu üzerinde olması. Antik Likya’nın en önemli antik kentleri arasında yer alan Olympos’un kesin kuruluş tarihi bilinmemekle birlikte, insan asıl bu şehrin nasıl yerle bir olduğunu merak ediyor. Günümüze kadar iki kez büyük deprem geçiren ve bir sürede korsanların ele geçirdiği Olympos, Haçlı Seferleri sırasında da Vedenik, Ceneviz ve Rodos şövalyelerinin saldırısına uğrayan antik kent. 15. Yüzyılda Fatih Sultan Mehmet döneminde Osmanlı İmparatorluğu’na katılmış.

Zeniketes’in Korsan Krallığı

M.Ö. 1. yüzyıldan itibaren ise şehir farklı bir konuma büründü. M.Ö. 52 yılında Zeniketes adında bir korsan, Olympos şehrini ele geçirdi. Bölgede bulunan stratejik bir kalede ikamet etmeye başlayan Korsan Zeniketes, komşu şehirler Phaselis ve Korykos’u da alarak Akdeniz ticaretine büyük bir darbe vurdu. Bölgede bir ‘Korsan Krallığı‘ kurdu ve Korsan Kral Zeniketes olarak anılmaya başladı. Bu küçük korsan imparatorluğu yaklaşık 26 yıl boyunca Doğu Akdeniz’de aktif oldu ve yüzyıllarca dört bir yandan baskı altında kalan Likya halkına geçici bir özgürlük sundu.

Korsan Zeniketes’in adı ve krallığı kesin olsa da, nereli olduğu ve ne iş yaptığı henüz bilinememektedir. Korsan Zeniketes’in Olympos’tan biri olduğuna dair diğer ve kuvvetli bir görüş ise yönetimidir. Zeniketes, Olympos ve çevresindeki bir çok ufak kenti ele geçirmiş ve 26 sene kadar uzun bir süre yönetmiştir. Bazı antik çağ araştırmacılarına göre, Zeniketes eğer halktan birisi olmasaydı halktan destek göremez ve kısa sürede isyan çıkardı. Ancak bu 26 sene boyunca Zeniketes’in ülkesinde hiç isyan yaşanmadı.

Tarihi kalıntılar arasında deniz keyfi

Torosların eteklerinde, Antalya’nın 80 km yer alan şehri Olympos Çayı şehri ikiye bölüyor. Eski dönemlerde bu çayın üzerinde bir köprü yer alıyor ve ticaret gemileri daha iç kısımlara kadar gelebiliyormuş. Şimdilerde ise yaz aylarında çayda çok fazla su olmadığı için ancak ördekler yüzebiliyor. Akçay’ın denizle buluştuğu Olympos ve Çıralı sahilinde ise sizi eşsiz bir deniz keyfi bekliyor. Denizde yüzerken suyun turkuvazdan maviye geçişi ve heybetli Musa Dağı’nın eteğinde çakıl taşlarını görerek ve balıkları sayarak bu eşsiz manzaraya karşı yüzebiliyorsunuz.

Burayı aslında biraz Phuket’e benzetiyorum. Ancak yapılaşma izni olmadığı için salaş bir tatil mekanı olarak kalmış. Tarihi, eşsiz sahili, endemik bitkileri ve caretta carettaları ile Olympos, tamamı arkeolojik ve doğal sit alanı olarak koruma altına alınmış.  Bu eşsiz antik kentin evrensel değerini düşündüğümde bir reklamcı ve iletişim uzmanı olarak bu kadar güzel bir yer nasıl hak ettiği değeri bulamaz diye açıkçası şaşırıyorum.  Böyle bir zenginliğe sahip olduğumuz için kendimizi şanslı hissetmeli ve antik kentlerimizi uluslararası arenada tanıtmalıyız.  Keza sadece tanıtımın da bu konuda yeterli olacağını düşünmüyorum. Antik kentlerle iç içe bir turizm uygulama planı hazırlanması ve bu alanların cazibe merkezi haline getirilmesi gerekiyor. Şu an hali hazırda Olympos’un ağaç evlerinde ekonomik fiyatlara konaklayarak, çevredeki antik kentleri gezebiliyorsunuz. Ancak pansiyonlar için sıkı bir düzenlemenin şart olduğunu düşünüyorum. Şu an ki haliyle görünüm ve hizmet kalitesi bakımından pek çok pansiyon insanları cezbetmiyor. Halbuki Animal Planet’te Treehouse Masters programını yapan Pete Nelson’un ağaç evleri bir harika. Benzer modeller burada da uygulanabilirse oldukça ilgi çekeceğini düşünüyorum.  Ya da Costarica ve Toskana bu konuda örnek alınabilir.

Çevredeki antik kentlere ulaşım ise direk araç ve toplu ulaşım imkanı olmadığı için biraz meşakatli. Ayrıca araç kiralama şirketi de bu çevrede bulunmuyor. Anlayacağınız antik kentlere ulaşım yerli ve yabancı turist açısından tam bir kaos. Ulaşım minibüslerle sağlanıyor ancak çoğu antik kente tek vasıta ile gidemiyorsunuz. Bu konuda belediyelerin ortaklaşa yapacağı çalışmaların biz gezginler için son derece faydalı olacağını düşünüyorum.

 

Hülya Serten

Hülya Serten

1990 yılında Bursa Nilüfer ilçesinde dünyaya geldim. Bekarım. Bursa’da yaşıyorum. Koç Üniversitesi, Hemşirelik mezunuyum. Üniversiteyi tamamladıktan hemen sonra özel bir hastane de bebek hemşiresi olarak işe başladım. İşim haricinde kalan zamanlarda seyahat etmeyi çok severim. Seyahat etme tutkumu artık AnneBebekKulubu.com okuyucularıyla paylaşıyorum. Bebekleri, film izlemeyi, kitap okumayı ve farklı coğrafyalara seyahat etmeyi çok seviyorum.

Sonraki Yazı

Yorumlar 4

  1. Vural DERYA says:

    Gezi amaçlı tanıtımdan ziyade tarih dersi gibi olmuş. Daha yumuşak ve hikayesel anlatımlarla yoğrulsa daha güzel bir yazı olacağı, yazının gerçekten önemsenerek ve ciddi bir özveriyle yazıldığı gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Emeğiniz için tebrikler…

  2. Oğuz says:

    Tebrik ederim, güzel bir yazı olmuş. Elinize emeğinize sağlık…

  3. deniz gür says:

    harika bir yazi dizisi olmus,cok tesekkurler.instagram @dunyanin3te2si sevgiler 🙂

  4. Mehmet elçioğlu says:

    Eski bir tur rehberi olarak yazını çok güzel ve anlamlı buldum yurdumuzun bu güzelliklerini bize anlatman yaşatmak harika bi iş. Fakat nacizane bi fikir olarak bu yerlerimizin eserlerimizin yakınlarıdaki kalınabilecek yerleride yazarsan işini taçlandırmış olursun.Başarılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Köşe Yazarları

Banu Ertuğrul TÜM YAZILARI
Tatil denince aklımıza uzun bir yaz tatili geliyor ama tatilin uzunu kısası olmaz. Çocuklarla yapılan tatilin ise hayatımızda farklı bir yeri vardır.  Eğer küçük bir çocuğunuz varsa, tatili hem sizin rahat geçirebileceğiniz hem de çocuğunuzun keyif alacağı bir ortamda geçirmek kolaylık sağlayacaktır. Bu noktada, eğer tatilinizi bir otelde geçirmeyi planlıyorsanız,  bebek ve çocuk dostu otelleri […]
Banu Ertuğrul
Deniz Yılmaz TÜM YAZILARI
Bilgi yok.
Tatil denince aklımıza uzun bir yaz tatili geliyor ama tatilin uzunu kısası olmaz. Çocuklarla yapılan tatilin ise hayatımızda farklı bir yeri vardır.  Eğer küçük bir çocuğunuz varsa, tatili hem sizin rahat geçirebileceğiniz hem de çocuğunuzun keyif alacağı bir ortamda geçirmek kolaylık sağlayacaktır. Bu noktada, eğer tatilinizi bir otelde geçirmeyi planlıyorsanız,  bebek ve çocuk dostu otelleri […]
Deniz Yılmaz
Devrim Karakaya TÜM YAZILARI
En sevdiğiniz yerleri, alışkanlıklarınızı, mutlu olduğunuz keyif aldığınız şeyleri en iyi en yakınlarınız bilir ve bu yakınlıkta biri ya da birileri varsa hayatınızda bu en büyük şansınızdır.  İlgi’nin hayatıma gireceği haberini aldığım andan itibaren bu yakınlığın sonsuza dek süreceğini ve başka hiçbir duyguyla mukayese edilemeyeceğini biliyordum. Yıllar içerisinde sonsuz sevgi temelli bu yakınlık bizi çok […]
Devrim Karakaya
Doula Nevin Yeğit TÜM YAZILARI
Emmek, bebeğin doğduktan itibaren getirdiği doğal bir reflekstir ve bebeğin duygusal bir ihtiyacını karşılar: Bebekler dokunulmaktan ve kucaklanılmaktan hoşlanırlar. Çok sayıda çalışma, kucağa alınmayan ve bedensel temastan yoksun kalan prematüre bebeklerin ölme olasılıklarının daha yüksek olduğunu göstermektedir. Emzirme sırasında annesiyle yakın bedensel temasta olmak, bebeğin bu önemli ihtiyacını karşılamak açısından çok önemlidir. Peki anne sütünün […]
Doula Nevin Yeğit
Duygu Bükçüoğlu TÜM YAZILARI
Köpekler çocukların en iyi arkadaşıdır. Köpekle yaşayan çocukların büyüme döneminde zihinsel ve ruhsal gelişimlerinde gözle görülür artıları olduğu kanıtlanmıştır. Peki çocuğumuzun en iyi arkadaşını sahiplenirken nelere dikkat etmeliyiz? Hangi köpek türleri çocuklu aileler için daha uygundur? Öncelikle köpeklerin türlerinin temel karakter özellikleri iyice incelenmeli. Köpeğin çocuklara karşı toleranslı olup olmadığı, enerji seviyesi, inatçı mı uyumlu […]
Duygu Bükçüoğlu
Ersin Elmacı TÜM YAZILARI
Aile içi eğitimin önemini kime sorsak çok önemli der. Asıl soru: Neden bu kadar önemlidir aile içi eğitimi? Çünkü karakter oluşumunun annenin hamilelik dönemine kadar indiği bilimsel olarak ortaya konmuştur artık. Unutmayalım ki bir çocuk bir alanda ne kadar yetenekli olursa olsun, o yeteneği ortaya çıkaracak çalışma disiplinine sahip değilse, o yetenek körelecektir. Dolayısıyla alanında […]
Ersin Elmacı
Esra Alagöz TÜM YAZILARI
Dikkat bu yazı ileri derecede 💩 içerir! Evet efenim, sepet efenim, geldik zurnanın zırt dediği yere, #KeremEfendi artık 2,5 yaşında ve niyet ettik azmu cezmu kesteyleyip, tuvalet eğitimi vermeye. Çok şükür çevremizde “Ay hala bez mi bağlıyorsunuz? Çok geç kalmışsınız, benimki onun yaşındayken çoktaaan söylerdi, ay hala çişini söylemiyor musun sen? Yok canım daha erken, şimdi […]
Esra Alagöz
Fatih Kuran TÜM YAZILARI
Hedefiniz dünya vatandaşı olma yolunda önemli bir adım olan  AnneBebekKulubu.com yazarı ve Dinamo Edu Kurucu Ortağı Fatih Kuran yazdı… yurtdışında eğitim almak ise izlemeniz gereken yollar almak istediğiniz eğitime bağlı olarak farklılıklar gösterecektir. Bu bakımdan yurtdışında alacağınız eğitimi lise, üniversite ile kolej, lisans üstü ve dil eğitimi olarak 4 kısma ayırabiliriz. Lise eğitimini yurtdışında almak […]
Fatih Kuran
Fulya Batuhan TÜM YAZILARI
Hepinize yeniden merhaba,  Bugün bebek bakımı ile ilgili biraz konuşalım istiyorum. Bebek bakımıyla ilgili kafanızdaki tüm soruları hadi gelin birlikte cevaplayalım.  Bebeğimi emzirme düzenim nasıl olmalı?  İlk haftalarda emzirme biraz düzensiz olacaktır. Ama sonraki günlerde bebeğinizi, gün içinde en az 8-10 kez her iki memenizden de eşit sürelerde emzirmelisiniz. İki emzirme arası 2-3 saati geçmemelidir. […]
Fulya Batuhan
Gülşah Sünbül TÜM YAZILARI
Hamilelik, bir kadın için hem mucizevi bir olaya şahit olmak demek, hem de heyecanının, hele bir de ilk gebeliği ise çoğu zaman panik ve pimpirikliğinin tavan yaptığı bir süreç demek. Şahsen ben çok rahat, sıfır pimpirikli bir anne adayı idim. Belki de düşüncede bu kadar rahat olabildiğim için gebelik süresince, ne yemek-içmek konusunda, ne de […]
Gülşah Sünbül
Hilal İnan TÜM YAZILARI
Çocuklarımız… Çok sevdiğimiz, bazılarımızın sadece onlar için yaşadığı, değer verdiklerimiz… Biz yetişkin, onlar çocuk, konumlamayı bu şekilde yapıyoruz. Buna uygun davranışlarımız ise çocuğu güçsüz hissettirmeye neden oluyor. Onun bir çocuk olduğunu kabul etsek belki ona göre konuşup, davranışlarımızı belirleyeceğiz. Yaramazlık yapma diyoruz, çocuk çocukluğunu yaşaması nedeniyle bizim kriterlerimizin dışına çıkıyor. Seni sevmiyorum, bir daha bu […]
Hilal İnan
Hülya Serten TÜM YAZILARI
Erkeklerin ilgisini devamlı canlı tutmak, onların kendilerini özlemesi sağlamak kadınların arzuladığı bir şey ama bu her zaman kolay olmuyor. Eğer sevgilinizin üzerinize titremesini, sizi özlemesini, kısaca ilgiyi hep üzerinizde taşımayı çok istiyorsanız size bu konuda yapması hiç de zor olmayan bazı taktikler verebiliriz. Bunlardan birkaçı… İşte erkeklere kendinizi özletmenin yolları! 1- Romantik mesajlar atın Önereceğimiz […]
Hülya Serten
Hüsnü Kutluay TÜM YAZILARI
Çocuk haczi nedir? Birçok kişinin, basın mensubunun, milletvekilinin bu iki kelimeyi aynı cümle içerisinde duyunca yüzünün aldığı hali en iyi bilenlerdenim.  İlk duyduğunda çocukların haczedilmesi kavramını algılamakta zorlanılması çok normal, yıllardır kendi evladını görmek için haciz işlemi yapmak zorunda kalan milyonlarca insan bile bunu içine sindiremiyor hazmedemiyor. Meselenin pek çok boyutu var. Gelin birlikte inceleyelim. […]
Hüsnü Kutluay
Kadriye Altınbaşak TÜM YAZILARI
Sevgili anneler, ortalama 40 haftalık doğum sürecinin ardından sizleri neler bekliyor biliyor musunuz?  Gaz sorunu, uykusuzluk, bebeğinizin beslenmesi ve ek gıdaya geçiş süreci… İlk yazımda sizlerle ek gıdaya geçiş sürecini masaya yatıracağız. Ek gıdaya ne zaman geçebilirsiniz? Ek gıdaya geçiş sürecini Dünya Sağlık Örgütü 6. aydan sonra öneriyor. Yani bu zaman dilimi de 180 günü tamamlamış […]
Kadriye Altınbaşak
Muazzez Dilek Demirbozan TÜM YAZILARI
Okullar açıldı ve çocuklar okula alışmaya başladı. Peki bu ödev işi nasıl olacak merak edenler var mı? Etmelisiniz. Çünkü ödev yaptırırken en ufak bir taviz sonrasında bir bakarsınız çocuğunuzun ödevini siz yapmaya başlamışsınız. Nereden mi biliyorum? O zaman anlatayım… Çocuğunuzun  ödevine yardım ederken dikkat Küçük eller kalem tutmaya kreş ya da anaokulu zamanında başlıyor. İlk […]
Muazzez Dilek Demirbozan
Murat Ertan TÜM YAZILARI
Okula başlamak, çocuklar ve aileleri için önemli bir aşamadır. Çocuğun yaşamında büyük bir değişim meydana gelmektedir. Çocukları ile birlikte, aileler de bu heyecana ortak olmaktadır. Bir çocuk için okul, daha önce tanımadığı insanlar, uyulması gereken kurallar ve öğrenilmesi gereken bilgilerdir. Okula yeni başlayan çocukların belli bir süre yabancılık çekmesi ve uyum güçlüğü yaşaması normaldir. Öğrencilerin […]
Murat Ertan
Mutfakkoçu Şef Recep Aydoğan TÜM YAZILARI
Hz. Nuh döneminden günümüze varlığını sürdüren, paylaşma kültürümüzün en önemli simgelerindendir Aşure. İsmi, Arapça olarak “on ve onuncu” manasına gelen kelimeden türeyen aşure tatlısının yapımına Muharrem ayının onuncu gününde başlanıyor.  “Peki iyi aşure nasıl yapılır? Püf noktaları nelerdir? Hangi malzemeler konur?” işte merak edenler ve ilk defa aşure yapacaklar için bu konudaki faydalı tüyolar; Püf noktası […]
Mutfakkoçu Şef Recep Aydoğan
Nurhan Demirel TÜM YAZILARI
Çocukken oynadığı oyuncaklardan ilham alarak sergi açan bir adam var karşımda, Emre Ezelli. Hep uzmanlar anlatır ya çocuklar için oyun oynamanın önemini. İşte Emre, çocukluğundan itibaren oyun oynamayı bir yaşam biçimi haline getirmiş ve şimdi de bu sayede Dominik’te Survivor’da oynanan oyunları tasarlıyor. Yaptığı işi anlatırken gözlerinin içi gülüyor ve heyecanlanıyor. Bir taraftan da bana çocukluğunda […]
Nurhan Demirel
Pelin Kahraman Avşar TÜM YAZILARI
Sonbaharın gelmesi, çocuklarımızın okullarına ve kreşlerine başlaması ile birlikte endişelerimizde arttı. Çocuğun bağışıklık sisteminin güçlü olması ile bu hastalıkların kolayca atlatılacağını bilen anneler önceden önlem alma yoluna girdiler bile. Peki bağışıklık sistemini güçlendirmek adına hangi gıdaları tüketmeli ve nelere dikkat etmeliyiz onlara bir göz atalım. Tavuk, kırmızı et, fasülye, peynir, yoğurt ve tam tahıllı ekmekler […]
Pelin Kahraman Avşar
Sema Tamgüç TÜM YAZILARI
Anne – Baba olanların en büyük kaygısı “iyi bir çocuk” yetiştirmektir. Eğitimli olsun, ben okuyamadım o okusun, kültürlü olsun, kendini ifade edebilsin, mutlu olsun, özgüvenli olsun, meslek sahibi olsun gibi olsun da olsunlar listesi vardır, uzar da uzar… Az eğitimli ya da çok eğitimli, zengin ya da fakir olalım fark etmez, sanırım hepimizin bildiği bir […]
Sema Tamgüç
Simay Yıldız TÜM YAZILARI
Okuduğum ilk kitabın hangisi olduğunu hatırlamıyorum; önce Cin Ali ile mi tanıştım, Kibritçi Kız’la mı, yoksa Ayşegül’le mi, emin değilim. Ancak çocukluğumda okuduğum ve bende iz bırakan bazı kitapları da dün gibi hatırlıyorum. Bunlardan bir tanesi, dedemin bana hediye ettiği, İtalyan yazar Edmondo De Amicis’in Çocuk Kalbi. 11 yaşındaki ilkokul öğrencisi Enrico Bottini’nin günlüğü formatında […]
Simay Yıldız
Uzm. Dr. Tuğçe Tülümen TÜM YAZILARI
Tırnak yeme alışkanlığı çoğunlukla 3-4 yaşlarından sonra başlar. Üç çocuktan birinde tırnak yeme davranışı görülür. Bu oran erken ergenlik çağına kadar sürer. Ergenlik çağında tırnak yiyen çocukların sayısı %45-50’ye yükselir. Yani ergenlik çağına doğru çocukların hemen hemen yarısı tırnak yeme davranışı gösterir. Sebep gençlerin çevreden onay görmemeleri olarak değerlendirilebilir. Tırnak yiyen çocukların ailelerinin çoğunda tırnak […]
Uzm. Dr. Tuğçe Tülümen
Yasemin Irkilata TÜM YAZILARI
Bütün geleneksel kültürlerde eskilerden kadınlar yerde oturma pozisyonunda emzirirlerdi. Bu pozisyonda ayaklar ya bağdaş kurulmuş yada uzatılmış bir şekilde , sırt düz , kambur değil ve anne  kalçadan öne doğru hafif eğimli pozisyonda olurdu. Annenin dirsekleri kendi dizleri üzerinde desteklenmiş, bebek annenin kolları arasında pozisyonlanmış ve göğüsler bebeğe doğru gelmiş şekilde. Ve sırt asla yuvarlak […]
Yasemin Irkilata
Zeynep Kantar Sağlam TÜM YAZILARI
Lego denilince akla, rengarenk birbirine geçirilen, çocukların gelişim düzeyinde etkin rol oynayan en tanıdık ve en çok tercih edilen oyuncaklar gelir. İlk çıktığı günden itibaren Legolar, çocukların etrafını algılama biçimlerinde bir devrim yaratmış durumda. Küçük parçaları birleştirilerek ortaya yeni bir nesne çıkarılması ilkesine dayalı Lego’nun geçmişi 1930’lu yıllara kadar dayanıyor. Ancak Lego’nun kendisi ile özdeşleşmiş, 8 […]
Zeynep Kantar Sağlam

Kayıt için formu doldurun

Şifreni al

Parolayı sıfırlamak için ayrıntı girin