Okul dönemi başlıyor, hastalıklara dikkat!

0
117

“Okul yolu düz gider, çocuklar bayram eder” şarkısı dilimde çocukların kreş gününü heyecanla bekliyorum ben de diğer veliler gibi. Çünkü çocuklarımız kreşte kişisel gelişimine katkı alırken; bir şeyler de öğreniyorlar. Benim oğlum iki senedir kreşe giden bir çocukken, kızım geçen sene hastalıklar nedeniyle kreş dönemini iyi bir biçimde kapatamadı. “Darısı 2019’a” dedim evhamlı anne yanımla. Kreş güzel ama hastalıklar da olmasa daha güzel olacak… Uzmanlar “Hastalıksız kreş olmaz”, “Elbette hasta olacaklar, hasta olurlarsa bağışıklıkları daha da güçlenir ve hastalıklara karşı korunabilirler” diyor genel anlamda.

Çocukları kreşe yeni başlayan annelere uyarım: Bu sene zorlu geçecek! Hiçbir şey toz pembe değil. Ateş olacak, öksürük olacak, bademcikler şişecek. Ama yılmayın! Çünkü ertesi sene bu tablo daha da azalacak, sonraki senelerde bir yetişkin gibi sık hasta olmayacaklar. Benim oğlan kreşe ilk başladığı sene neredeyse iki ayda bir hasta olmuştu. Tıkanır gibi olurdu, hafif bir ateşle acillerin kapılarını aşındırırdık. Ama sonraki sene bu aralık beş aya düştü. Mayıs ayından beridir de tık yok. Umarım bu seneyi daha sağlıklı geçiririz. Ama kızım için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. Geçtiğimiz sene ilk kez kreşe gitti ve gittiğinin birinci haftasında yüksek ateşle acile koşturduk. 10 günlük aradan sonra bir daha kreşe gittik, yine ateşlendik. Sonra aynı döngü neredeyse birer hafta aralıkla sürünce, “Çocuğuma eziyet edemem” deyip kreşe gitmeyi kestim. Doğru mu yaptım bilmiyorum ama Ela, gerçekten çok çabuk ateşlenen bir çocuk ve bir kez ateşli havale geçirdiği için Memorial Hizmet Hastanesi’ndeki Pediatri Uzmanı’mız, nam-ı diğer “Cem Amca”mız, Dr. Cem Öcal, “Ela’yı 6 yaşına kadar korumamız gerekir” dediği için pimpirik anne tarafım harekete geçti ve çocuğumun kreş hayatını 3 ayda sonlandırdım. Bu yıl başlayacak, bakalım bu yıl bizi neler bekleyecek? Onları da mutlaka yazacağım Anne Bebek Kulübü sayfalarında.

Kafanıza göre çocuklara ilaç vermeyin!
Gelelim bizim okul döneminde yaşadığımız hastalıklara ve uzmanların aileleri uyardığı okul hastalıklarına…

  • Soğuk algınlığı: Ateş, burun tıkanıklığı, burun akıntısı, halsizlik, baş ağrısı, bulantı, karın ağrısı soğuk algınlığının belirtileri olabiliyor. Ben iki çocuğumda da burun akıntısı başladığı anda doktorumuzun kapısını çalıyorum. Sakın ola kafanıza göre evdeki ilaçlardan kullanmayın; mutlaka uzmanınıza danışın.
  • Solunum yolu enfeksiyonları: En korktuklarımdan biridir. 100’den fazla virüsün yol açtığı bu problem, bademciklerde iltihaba sebep oluyor. Çocuğunuzda yutkunma zorluğu, ağzında hafif bir iltihap kokusu hissettiğinizde doktorunuza gidin. Ve en önemlisi kafanıza göre antibiyotik kullanmayın! Bu problem bir hafta kadar sürer, eğer uzmana gitmezseniz kulağa sıçrar, zatürreye bile sebep olur.
  • Bağırsak enfeksiyonu: Yüksek ateş, halsizlik, bulantı, kusma, ishal, karın ağrısı, tansiyon düşüklüğü gibi belirtiler veriyor. Bu belirtileri gözlemleyen aileler hemen bir hekime başvurmalı. Sıvı kaybına neden olduğu için pek çok ciddi hastalığa kapı açıyor. Sakın ishal görünce kafanıza göre “Patates haşlayalım”, “Pirinç lapası yedirelim” gibi yollara sapmayın. Pediatri uzmanınıza görünün.
  • Göz hastalıkları: Çocukluk çağında tedavi edilmeyen görme sorunları, ileride göz sağlığını bozabilir. Çocuğunuzda baş ağrısı, görme sorunları baş gösterirse hemen bir göz doktoruna gitmeniz gerekir. Okul çağında en sık görülen göz hastalığı; görme kusurları, çocuklarda uzak veya yakını iyi görememe (Miyop, hipermetrop veya astigmat) şeklinde olabiliyor.

Peki hastalıklardan nasıl korunacağız? İşte en büyük mesele burada. Ne kadar korursak koruyalım yine de çocuklarımız hasta oluyorlar. Çünkü bugüne kadar el bebek, gül bebek anne kucağında olduklarından; kalabalık bir ortama girince ister istemez hastalıklar geliyor.

Aşılarınız eksik mi?
Korunmanın ilk yolu hijyenden geçiyor. Çocuklarımıza el yıkamayı öğretmeliyiz. Öğretmenlerinden de bu konuya eğilim göstermeleri yönünde ricada bulunmalıyız. Bunun dışında maddeleyecek olursak:

  • Aşıları eksiksiz olmalı
  • Grip aşısını uzmanınıza sorarak yaptırmak gerekir
  • Çocuklarımızı düzenli ve sağlıklı beslemeliyiz. Kahvaltıda “Poğaça yesin” dememeli; her gün bir yumurta, biraz peynir, kuruyemiş, süt ve bir dilim ekşi mayalı ekmekle beslemeliyiz. İyi bir kahvaltı, iyi bir bağışıklık sistemi demektir. Ayrıca mevsim meyve ve sebzelerini mutlaka tüketmeliler.
  • Yeterli miktarda sıvı tüketmelerini sağlamalıyız.
  • Uyku alışkanlığı düzenli olmalıdır. En az 9 saat uyumaları gerekir. Her gün aynı saatte uyuyup, aynı saatte uyanmalılar. Uyku saati olarak da akşam 21.00’i geçirmemek gerekir.
  • Mevsime göre kıyafet seçimi yapılmalı. Kalın kıyafetler yerine, ince kat kat kıyafetler tercih edilmelidir.
  • Düzenli egzersiz yapmalarını sağlamalıyız.

CHECK-UP’a dikkat!
Ayrıca anneler babalar, okul öncesi çocuklarınızın check-up’larını yaptırmayı unutmayın. En azından tam kan tahlili, kardiyolojik muayeneleri, göz muayeneleri, kulak-burun-boğaz muayeneleri yaptırılmalı. Haydi okul sezonumuz hayırlı olsun, miniklerimizin kafaları akıl dolsun, hastalıklar hepimizden uzak dursun!

Önceki İçerikKızamık aşısı yapılmazsa ne olur?
Sonraki İçerikBebek alışverişinde en gerekli malzemeler
Avatar
1983 yılında İstanbul’da doğdum. İlkokul, ortaokul ve liseyi yine İstanbul’da bitirdim. 2001 yılında Ege Üniversitesi’nde Radyo, TV ve Sinema eğitimi aldım. Okul sürecinde staj yaptığım ATV’deyken hemen yan binası Habertürk’e bakıp, “Okul bittiği zaman buraya işe girsem keşke” diyordum. Okul bitti ve ben sektörel dergiler yapan Trixi Medya Grubu’nda 3 derginin içerik editörlüğünü 6 ay üstlendim. Ama hayalim çok gecikmedi ve 1,5 sene rötarla bir tesadüf eseri Habertürk’te buldum kendimi. Habertürk’ün Web sitesinde tam 6 sene çalıştım. Sağlık, ekonomi, gezi alanlarına baktıktan sonra Yeni Şafak Gazetesi’ne geçtim. Burada da hem gazetenin sağlık editörlüğünü yaptım hem de kurumun web sitesinde haber editörlüğü yaptım. Burada ayrıca gazetenin Pazar ekine sağlık haberleri yaptım. Ayrıca kuruma ait olan SkyRoad dergisinde sağlık haberleri yazdım. Kurumun internet sitesinde yayınlanan Dönüm Noktası isimli programı sundum ve web sitesine yönelik haberlerde perfore okudum. Sağlık branşıyla tanışmam ise Ege Üniversitesi’nde oldu. Okulun haber ajansında çalıştığım süreçte, okulun tıp fakültesindeki pek çok vaka haberine imzamı attım. O süreçte organ bağışı kampanyasını yürüttük çalıştığımız ekiple. Sonrasında da sağlık branşını sevdim ve bu alanda devam ettim. Daha fazla insana dokunmam gerektiğini düşündüğümden gazetecilik hayatımı sonlandırıp özel bir hastanenin medya departmanında geçtiğimiz sene Haziran ayında işe başladım. Bu süreçte iki kez anne oldum. Mustafa Kemal adında bir oğlum, Ela adında bir kızım var. Yani hem iş hem annelik kariyerime devam etmekteyim. Sizlere de pek de beceremediğim annelik kariyerimden bahsedeceğim.