Ana Sayfa Sağlık Çocuğu ateşli havale geçirenler dikkat!

Çocuğu ateşli havale geçirenler dikkat!

Allah hiçbir anneye yaşatmasın: Ateşli havale

Bütün anneler evlatlarının sağlıklı ve mutlu olmasını ister. Çünkü çocuklar annelerin huzurudur, canıdır. Onların canı yandığında annelerinin de canı yanar. Annelik zor iştir vesselam. Çocuğu huzursuzsa, ağlıyorsa anne içinden ağlar, içinden huzursuz olur; dışarıya asla belli etmez. Çünkü bir anne panik olursa, huzursuz olursa, ağlarsa evlat da korkar, panikler, ağlar. Mesela ben binlerce kez uçağa binmeme rağmen korkan biriyim. Ama çocuklarla uçağa bindiğim zaman dünyanın en cesuru olabiliyorum. Velhasıl kelam gelelim konumuza…

“Allah hiçbir anneye bunu yaşatmasın” diyeceğim bir olay yaşadım bundan iki sene önce. Ateşli havale… Canımdan can gitti, 10 sene ileri attım. Ben böyle bir şey görmedim. Kızım Ela bir haftadır hastaydı. İlaçları bitmişti. O gün de onu hastaneye kontrole götürmüştüm. Doktorumuz, dikkatli olmamız konusunda uyarmıştı. O günün akşamı da, ki tarih 17 Kasım 2019, arkadaşlarımla ufak bir iş görüşmesi yapmak için evimin yakınlarında bir pastanede buluşmaya karar vermiştik. Evden çıktım. Arkadaşlarla görüşmenin ilk yarım saatinde annemden bir whatsapp mesajı geldi, “Begüm bu kız biraz durgun, ateşi de 38 oldu gel”. Hızlıca izin isteyip, eve yol aldım. Eve girdiğimde annem Ela’yı soymuş, kucağında tutuyordu ve yerde oturuyordu. Bana dediği tek şey, “Ela ölüyor galiba” oldu. İçime bir şey oturdu, durgun biçimde bakan Ela için vakit kaybetmemem gerekiyordu. Kızımı kucağıma aldım, anneme de ince bir battaniye vermesini söyledim. Ela’yı hızlıca ince battaniyeye sarıp arabaya inmem 1 dakikamı aldı. Ela’yı yan koltuğuma oturttum ve hastaneye doğru yola çıktım. Bizim ev ile hastanenin arasında bir AVM var, önünde de trafik ışıkları. Akşamın 8’i, AVM önü ana baba günü gibi tıkalı. Ela’dan ufak bir ses duydum, kafamı çevirdiğimde göz bebekleri kaybolmuştu, gözü tavana dikilmişti ve kasılmaya başlamıştı. Kırmızı ışık vardı ve benim kırmızı ışıktan geçmem en az 7 dakikamı alırdı. İçgüdüsel olarak Ela’yı kucağıma çektim, kafasını yana çevirip parmağımı çengel haline getirip ağzına soktum. Yavrum kasılıyordu ama titreme gibi değildi. Morardığını fark ettim. Bir yandan kornaya basıyorum, bir yandan camı açıyorum “yolu açın” diye bağırıyorum. Nasıl olduysa yol açıldı ve 3 dakika sonra hastaneye vardım. Kasılmalar tam 8 dakika sürdü. Acilin kapısının önüne kadar girdim, kapıda duran görevliler çocuğumu aldı, ben arkalarından içeri daldım ve Ela’ya müdahale edilen odanın kapısı yüzüme kapandı; ben kapının dışında yere yığıldım.

“Beyninde sorun kalır mı?” sorunsalı

Bir yandan birlikte oturduğum arkadaşlarım arıyor, onlara haber veriyorum nerede olduğumu; bir yandan annem arıyor. Yaklaşık bir 10 dakika sonra arkadaşlarım geldi, hemşireler “Anneye sakinleştirici yapalım” diyor, istemediğimi söylüyorum. Yarım saat sonra o kapı açıldı, doktor çıktı, yavrumu doktorun arkasından gördüm. Doktorumuz Muhammed Ali Varkal, sakinleşmem gerektiğini, her şeyin normale döndüğünü, yaşadığımız şeyin havale olduğunu, 3 gün daha hastanede takip etmesi gerektiğini ifade edip; hastane oda işlemlerimizi başlattı. 3 gün boyunca hastanede hiç uyumadım, Ela’dan ayrılmadım. Gelenler, gidenler, “Ah vah, beyninde sorun kalır mı?”, “Vah vah nazar değiyor bu çocuğa”, “Ya sara olduysa” diyenlerle “Hiçbir şey olmaz senin gibi anası var” diyenler ayrı grup oluşturdular. Tabii çocukların doktoru Cem Bey de 3 gün boyunca yanımıza geldi gitti. Müdahaleyi yapan Muhammed Bey de sürekli geldi, durumumuzu takip etti. Hastanenin son günü Muhammed Bey ile uzun uzun konuştuk,  kendisi bunun on beş dakikadan kısa süren, gün içinde yinelemeyen bir nöbet olduğu için basit ateşli havale olduğunu, epilepsiye dönme ihtimali riskinin düşük olduğunu ama tedbiri elden bırakmamamız gerektiğini ifade etti. Muhammed Bey ile görüşmemizden sonra, çocukların doktoru Cem Bey ile de oturup istişare ettik. İkisinin ortak görüşü bir çocuk nörolojisi uzmanının da Ela’yı görmesi gerektiğiydi.

Ailede epilepsi varsa…
Ela’ya bebeklik döneminde hipotoni teşhisi koyan Çocuk Nörolojisi Uzmanı Doç. Dr. Ebru Kolsal’a ulaştım yine. Ebru hocam, müthiş bir doktordur bu alanda söylemeden geçemeyeceğim. Bakırköy Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi’nde Çocuk Nöroloji Kliniği ve Çocuk EEG birimlerini kuran Doç. Dr. Çocuk Nörolojisi alanında iyi bir uzman. Ela’nın hikayesini bildiği için de muayenesinden sonra uzun uzun ateşli havaleyi anlattı bana. Çocuk nöroloji kliniklerine başvuran en sık hasta gruplarının ateşli havale geçiren çocuklar olduğunu söyleyen Doç. Dr. Kolsal, “Ateşli havale 6 ay 6 yaş arası çocuklarda ateşli dönemlerde ortaya çıkan nöbetlerle karakterizedir. Bu nöbetler gözleri bir noktaya dikme, vücutta tamamen gevşeme ve bilinç kaybı ya da vücutta kasılma ve atmalar şeklinde olabilir. En önemli faktör aile öyküsü. Eğer ailede ateşli havale ya da epilepsi öyküsü varsa, ilk nöbet bir yaş altındaysa, 38.5 derecenin altında değerlerde geçirilmiş ise, erkek çocuk ise tek taraflı nöbet ya da 15 dakikadan uzun süren nöbeti olmuşsa, 24 saat içinde tekrar eden havaleleri olmuşsa nöbetin ileriki dönemlerde tekrarlama ihtimali yüksektir” dedi. İçime su serpildi ama içimdeki pimpirikli anne hiç durmadığı için kendisinden EEG talep ettim. Tedbir almak istediğimi söyleyince, o akşam eve asistanını gönderdi ve kızımın EEG’si çekildi. Şükür ki bir sorun olmadığını anlamış olduk.

Ateş 38.5 dereceyi gördüyse…

Ayrıca uzun bir muayene sürecinden sonra, o güne kadar nörolojik gelişimi tamamen normal giden bir çocukta ortaya çıkan basit ateşli havalenin çocuğun gelişimini etkilemeyeceğini de söyledi. Genellikle basit ateşli havaleler iyi seyirli olup ancak doktor tarafından gerekli görülürse ileri değerlendirmelerin yapılması gerektiğini de ekledi. Ayrıca havale geçirsin geçirmesin, tüm ailelerin ateş dönemlerinde uyanık olmaları ve bu durumda önerilen tüm tedavileri uygulamak gerektiğinin de altını çizmek gerek bu noktada. Çocuğun ateşi 38.5 oldu, “Ateş bağışıklığı sağlar, iyidir” deyip bırakmak yerine yapılacak çok şey var. Onları da maddeler halinde yazacağım.

Bazı ilaçlar havaleyi tetikleyebiliyor…
Bu arada eğer ateşli havale birden fazla olduysa, hekimin uygun gördüğü durumlarda, çocuğun ateşli olduğu dönemlerde nöbet geçirmeyi engelleyen bazı tedaviler de mevcut. Ebru hoca ile görüştükten sonra havale sırasında müdahale eden Muhammed Bey’e yeniden gidip durumu anlattım. Kendisi  Pseudoefedrin etken maddeli ilaçların havaleyi tetiklediğini söyledi. Bu ilaçların listesini de bize verdi, farklı bir hastaneye gitmek durumunda kalırsak bu ilaçların yazılmaması ya da uygulanmaması gerektiğini belirten bir de kağıt yazdı. Hastane dosyamıza da bunu ekledi.

Derece şart, havale varsa bunlara dikkat!

Bütün aileler bir kere derece edinmeli. Ateş durumunda özellikle koltuk altı dereceleri daha doğru sonuç veriyor. Veya alınacaksa hastane türü bir kulaktan ateş ölçer de alınabilir. Aileler çocukta hastalık bulgularını gördükleri anda derece ile düzenli olarak ateşlerini ölçmeli ve ateş yüksekliğini fark ettiklerinde ateş düşürücüler, ılık duş aldırarak ateşlerini düşürmelidir. Nöbet geçiren çocukların yüzüne su dökmek gibi davranışlar çocuğa çok ciddi zarar verebilir. Nöbet geçiren bir çocukta yapılacak şey hastayı yan çevirerek ağzındaki salgıların akciğerine kaçmasını engellemek ve başını koruyarak özellikle kasılma ve atmalar sırasında ortaya çıkabilecek kafa travmasını engellemektir.

Yüksek ateşte yapılması gerekenler
Ela bir kere havale geçirdiği için ben 37.5 ateşi gördüğüm an kendimi hastanenin acilinde buluyorum. Ama yapılanlar direkt belli. Ilık suyla eklem yerlerine kompres yapıyoruz, hastalığın durumuna göre de ilaç tedavisi uygulanıyor. Eğer evdeyseniz ve bu ateşi görüyorsanız yapabilecekleriniz şunlar:

  • Çocuklarda ateş koltukaltından, makattan ve kulaktan ölçülebilir ağızdan ölçüm önerilmemektedir. Koltukaltından 37,4 ve üzeri, makattan 38 ve üzeri, kulaktan ise 37,6 ve üzeri olan değerler yüksek ateş olarak kabul edilir.
  • 0-3 ay arası bebeklerde normalin üzerindeki her ateş için beklemeden doktora başvurulmalı. Daha büyük çocuklar için çocuğun genel durumu cilt rengi solunumunun düzenli, bilincinin yerinde olup olmadığı, beslenebilmesi, su içebilmesi gibi durumlar size yol gösterir.
  • Çocuğun bulunduğu ortam serinletilmeli, oda ısısı 21-22 derecede tutulmalı.
  • Çocuğun üzerindeki giysiler hafifletilmeli, fanila külot şeklinde kalması idealdir.
  • Islak ılık bezlerle kompres yapın. Alkol veya sirke ile pansuman yapmayın.
  • Bol su içirmeye çalışın.
  • Aspirin, gripin gibi ilaçlardan uzak durun; çocuğun yaşına göre olan bir ateş düşürücüden yardım alın
  • Ilık suyla banyo yaptırın
  • Eğer hala bir düşüş yoksa acilen doktora başvurun

Ama eğer havale geçmişiniz varsa, çocuğunuzda huzursuzluk, durgunluk fark ediyorsanız, cildinde döküntüler meydana geliyorsa, uyuklama hali ve sayıklama varsa, cildindeki elastikiyet kaybolmuşsa, solunumu her zamanki gibi değilse mutlaka acil servise başvurun.

Havale nöbetinde yapılması gerekenler

  • Öncelikle panik olmayın, panikle yapacağınız şeyler çocuğunuza zarar verebilir.
  • Çocuğunuzu sert bir zeminde, yan çevirin. Eğer bu sürede kusarsa akciğerine kaçmaması, nefes yolunun tıkanmaması açısından bu önemli. Dişlerinin arasına kalın bir mendil sıkıştırabilirsiniz.
  • Çocuğunuzu sıkı tutmayın, kıyafet açısından boynunu gevşetmeye çalışın.
  • Bunun dışında asla çocuğun üzerine su dökmeyin, duşa götürmeye çalışmayın. Sakin olun.

 

Bunları okumalısın

İyi baba olmak isteyenlere öneriler

Süper baba adayları buraya! Anne nasıl bir çocuğun iç dünyasını besliyor ve temsil ediyorsa baba da çocuk için dış dünyanın temsilcisidir. Çocuk yetiştirmede ve çocuğun...

Dokunmanın önemi ve bebek masajı

Sevgi dolu temas bebeğimiz için çok önemli! Anne karnında büyüyen bebek için annenin vücudunda temas, güvenlik ve sıcaklığın temelidir. Doğum sonrasında ise anne ile...

Kuru ciltleri nemlendirmek için ipuçları

Pırıl pırıl bir cilde sahip olmanın yolları... "Su ve sabun tetmez mi?" sorunuzu duyuyoruz. Yetmiyor maalesef. Elbette temizliğin bu muhteşem ikilisi demirbaşlarımız. Ancak farklı...

Bebek masajı yapmanın püf noktaları

Onlar da masaj sever... Anne ve bebek arasındaki bağı en çok güçlendiren bebek masajını ihmal etmeyin. Uzmanlardan aldığımız bilgi ve öneriler ışığında sizin için...

Uzun ve çekici kirpikler için 7 öneri

O güzel gölgelerin sırları... Kadınların güzellik listesinde ilk sıralarında yer alan gözler ve kirpikler, her zaman doğal güzelliğinizin bir parçası olmayabilir. Bu 7 temel...