Çin’den yayılan felaket: Corona Virüsü

0
373

Corona virüsler yüzeylerindeki çıkıntılardan dolayı taca benzerler. Bu nedenle latincede Taç anlamına gelen “CORONA” ismi verilmiştir. Çin’de ortaya çıkan Yeni corona virüs, 2003 yılında yüzlerce ölüme neden olan SARS virüsü ile aynı ailedendir. Hatta diğer coronavirüs tipleri ile karşılaştırıldığında yeni koronavirus, SARS tipine genetik olarak en çok benzeyen coronavirüs tipidir.

Corona virüsü ilk nerede ortaya çıktı? Türkiye risk altında mı?

Yeni corona virüs ilk olarak Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkmıştır. Çin’den ABD, Tayland ve Güney Kore’ye yayılmıştır. Henüz Türkiye’de coronavirüs enfeksiyonuna rastlanmamıştır. Şüpheli vakalar gözlem altında tutulmaktadır. Olası salgın riski nedeni ile havaalanlarında termal kamera ile taramalar yapılmaktadır. Henüz 500 e yakın vaka saptanmış olmakla birlikte Çin’in yaklaşan yeni yıl tatili nedeni ile bu enfeksiyonun tüm dünyaya yayılımı beklenmektedir.

Corona virüsü nasıl bulaşır?

Coronavirüsler insanlar dışında domuz, kedi, köpek, fare, kuş, tavuk, yarasada hayatını sürdürürler. Hayvandan insana, İnsandan insana bulaşma mevcuttur. Hastalığın kuluçka süresi 2-5 gündür. Kuluçka süresi sonunda hastalık, burun akıntısı, öksürük, boğaz ağrısı, baş ağrısı ve ateş ile başlar. Bağışıklık sistemi zayıf kişilerde, özellikle çocuklarda, zatürre ve bronşite neden olabilir. Akciğer enfeksiyonu ilerleyerek, solunum yetmezliği ve ölüme yol açabilir. Corona virüsler, özellikle çocuklarda ishal ile giden bağırsak enfeksiyonlarına yol açabilir. 

Hastalığı geçiren kişiler yeniden hasta olabilir. Virüsün kendi genetiğini değiştirebilme yeteneği mevcuttur. Hastalık yakın temas, hasta sekresyonunun olduğu yüzeylere temas, damlacık yolu, ortak eşya kullanımı ve hava yolu ile bulaşabilir.

Corona virüs tedavisi var mı?

Hastalığın kesin bir tedavisi yoktur. Antibiyotiklerin tedavide yeri yoktur. Hastanın kliniğine göre semptomların tedavisi yapılır. Ateş için ateş düşürücüler, öksürük için öksürük şurupları kullanılabilir. Enfeksiyonun ilerlememesi için kesin istirahat şarttır. Hastalıktaki en önemli komplikasyon, ölümlerin nedeni olan akciğer enfeksiyonlarıdır. Hastalarda akciğer enfeksiyonunu düşündüren hırıltılı, hışıltılı solunum, sık nefes alıp verme, nefes darlığı, morarma gibi belirtiler olursa acil olarak doktora başvurulmalıdır.

Coronavirus enfeksiyonunda, enfekte olan kişilerin tedavisi dışında diğer insanları bulaştan korumak önemlidir. Bunun için hasta olan bireylerin diğer insanlara enfeksiyonu bulaştırmamak için mümkün olduğunca evde istirahat etmeleri, insanların topluca bulunduğu yerlere girmemeleri gerekmektedir. Bunun dışında sağlıklı insanların alışveriş merkezleri, sinema, tiyatro, cafeler gibi çok fazla insanın birarada bulunduğu alanlara girmemeleri, ATM düğmeleri, otobüs tutacakları, merdiven trabzanları, kapı kolları gibi yerlerle temas ettikten sonra ellerin, yıkamaları, toplu alanlara giren kişilerin hasta olsun olmasın maske takmaları enfeksiyonun yayılımını engellemek ve enfeksiyondan korunmak açısından önemlidir. Enfeksiyonlara karşı vücudumuzu güçlendirebilmek için, iyi uyumak, doğru beslenmek, bol bol C vitamini içeren besinler almak, yeterli protein alımı, sülfür içeren besinler tüketmek (soğan sarımsak), probiyotik almak, yeterince balık yenmiyor ise balık yağları kullanmak, eksiklik varsa demir ve D vitamini kullanmak alınabilecek diğer önlemlerdendir.

Önceki İçerikBebeğimle depremden nasıl korunurum?
Sonraki İçerikBebeklerde burun akıntısı, öksürük ve ateşe dikkat!
Alp Tunç
1976 yılında Kırıkkale’de doğdum ilk ve orta öğrenimimi burada gördükten sonra lise eğitimimi Kayseri Fen Lisesinde tamamladım. İnsana ve çocuklara duyduğum sevgi, merhamet hissi, Tıp fakültesi eğitimi almama neden oldu. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde eğitimimi tamamladıktan sonra hayalim olan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ihtisası için 2000-2005 yılları arasında Kırıkkale ilinde bulundum. Ve 2005 yılında, hasta çocuklarımın sağlıklarına yeniden kavuşabilmelerine yardımcı olmaya hazırdım. O tarihten itibaren değişik hastanelerde çalıştım. Yenidoğan bebeklere olan ilgimden dolayı çalıştığım hastanelerin hepsinde Yenidoğan yoğunbakım ve bebek ünitesi sorumlu hekimi oldum. Bu sayede binlerce miniğin doğumuna, doğumdan sonra geçirdikleri sıkıntılı süreçlere, sağlıklarına kavuşup aileleri ile buluşmalarına şahitlik ettim. Mesleki hayatım boyunca Yenidoğan yoğun bakım ve çocuk yoğun bakım ile ilgili birçok kongreye katıldım. Antalya ili içerisinde çocuklu ailelere yönelik yenidoğan bebek bakımı ve çocuklara yapılacak ilk yardım konusunda kurslar düzenledim. Naz isminde, dünyalar tatlısı, yaşam enerjimin kaynağı, her çocukta kendisini gördüğüm bir kızım ve kendisine her daim müteşekkir olduğum hayat arkadaşım Ayla ile 2010 yılından bu yana Antalya’da yaşıyoruz.