Çocuğunuzun birey olduğunu kabul edin…

0
196

Büyükler, anneler, babalar çocukluk dönemimizi ne çabuk unutuyoruz. Biz de çocuktuk ve “birey” olamamayı hissettik çoğumuz. Birey olmak gerçek anlamda özgür, mutlu ve başarılı olmanın ilk adımıdır. Çoğu insan kendi seçimlerini yapamadığı, kendini gerçekleştiremediği için mutlu olmayı başaramıyor.

Tüm sorunlarımızın kaynağı çocukluğumuz…
Yetişkin dönemimize geldiğimizde neredeyse tüm sorunlarımızın kaynağının anne karnından itibaren 6 yaşa kadar aldıklarımız, bilinçaltına kaydettiklerimizin olduğunu öğrendik. Büyüklerimiz bunu bilmiyordu, ama biz bugün bu bilgiye sahibiz.

Çocuklarımıza sevgi ve saygı ile yaklaşırsak bir birey olarak yetişmesi mümkün. Evet saygı dediğimde küçüğe saygıyı öğrenmedik biz diyebilirsiniz. Çocukların da kendilerine ait alanları var, o alana müdahale etmek hakkını biz alıyoruz, ama müdahale nereye kadar olmalı? Bizim de kendimize ait bir alanımız olmalı, eşimiz, annemiz, işyerinde yöneticilerimiz bizim alanımıza müdahale etmemeli, buna izin vermemeliyiz. Bunun farkındalığında olan anne çocuğuna da aynı özgürlüğü tanıyacaktır. Biz birey olursak çocuğumuz da birey olur.

Çocuğunuzun fikirlerini önemseyin
6 yaşındaki bir çocuk arkadaşına anne ve babasının boşanmasını şöyle anlatıyor: “Benim annem ve babam aynı evde yaşamıyor. Bana artık aynı evde yaşamayacağız, ne dersin dediler, ben de tamam dedim.” Çocuk bu çok önemli olayda fikrinin alınmaması nedeniyle kendine bir savunma mekanizması oluşturmuş. Ancak yetişkin döneminde yaşayacağı problemlerin kaynağını bulacaktır mutlaka.

Çocuğumuzla olduğumuz her an sadece onunla olmak bile ona değer verdiğimizin bir göstergesidir. Değerli olmak hepimizin günümüzde fark ettiği en büyük ihtiyaç… İşte bu nedenle çocuklarımızı bizim alanlarımıza müdahale eden gibi görmeyelim. Bazen özgürlüğümüzü kısıtlayanlar olarak görüyoruz, bazen kariyerimizi engelleyen olarak görüp suçluyoruz onları. Bunların hepsi mobbingi, yani psikolojik şiddeti içeriyor.

Proje çocuk yetiştirmeyin
Proje çocuk yetiştiren anneler de çocuklarının alanlarına müdahale ediyor. Geçtiğimiz günlerde çocukluğundan beri tiyatro sanatçısı olmak isteyen bir genç önce ailem için onların istediği üniversitenin istediği bölümünü bitirdim, şimdi kendim için tiyatro sanatçısı olmak için ne gerekiyorsa onu yapacağım dedi. Sizce burada alana müdahale yapılmamış mı?

Değerlerin oluştuğu 0- 6 yaş grubunda, hatta 17 yaşa kadar çocuklarımızı ne kadar özgün yetiştirebilirsek, ne kadar özgür olmasını sağlarsak yetişkin dönemlerinde kendilerini o kadar “birey” hissederler. Günümüz aydınlanma dönemi, bu dönemde herkes daha bilgili, gelişime açık. Bugünkü çocuklar, yarının yetişkinlerinin dünyayı değiştirecekleri söyleminin doğru olması için neler mümkün?