Sütünüzü artırabilir misiniz? İşte sütünüzü arttırmanın yolları…

0
323
yenidoğan emzirme
yenidoğan emzirme

Anne tarafından tüketilen veya üretilenlerin yüzde 1’i süte geçer. Emziren bazı annelerin doğum kilolarından kurtulmak için diyet yapıyor ya da tam tersi ‘süt yapar’ diyerek çok kalorili, aslında süt yapımına çok katkısı olmayan yiyecekler yiyorlar. Öncelikle doğum sonrasında annelerde gaz ve hazımsızlık gibi şikayetler olur. Sezaryenden sonra bu şikayetlere daha sık rastlanır. Bu durum geçene kadar haşlanmış, zeytinyağlı ve bol sıvılı bir diyet izlemek iyi olur. Bu durum için bizim sulu tencere yemeklerimiz son derece uygundur. Emziren anneler mevsime göre uygun sebzeler yemeli. Dikkat edilmesi gereken en önemli şey de annenin gaz yapan yiyeceklerden uzak durmasıdır. Örneğin süt içip gazlanan bir annenin bu dönemde yoğurt yemesi daha uygun olur.

İyi beslenen ve sütü az olan anneye bazı beslenme önerileri verilebilir. Bazı bitkisel çaylar anne sütünü artıran özellikleri nedeniyle hazırlanır: Bunlar keçi sedefi, çemen otu, mine çiçeği, amber çiçeği, rezene içerir. Günde iki büyük bardak (400 ml) içmesi gerekir. Malt içeren içecekler de sütü artırıcı etki yapar, örneğin boza. Annenin ciddi bir beslenme sorunu yoksa süt çok etkilenmez. Kilo vermek için ciddi bir diyet yapıp ayda bir kilodan fazla kaybederse sütü beslemeyebilir. Emzirme sırasında diyet yapacaksa bu mutlaka diyetisyen kontrolünde olmalıdır.

Çalışan annelerin süt kalitesinin azalıp azalmadığı annelerin en çok merak ettiği konular arasında yer alıyor. Emziren annenin çalışması kesinlikle süt kalitesini etkilemez; ama işyerinde sağma şansı yoksa süt miktarını etkileyebilir. Çalışan annenin adeta emziriyormuş gibi sütünü sağması gerekir. Sekiz saatlik bir iş gününde 15-20 dakikalık üç, dört seans sağması gerekir. Tabii bu konuda işyerinin anlayışlı olması çok önemli. Aslında bebek doğurup çalışmaya dönen anneler, çalışan olarak en verimli dönemlerini yaşarlar. Bir de işveren anneye anlayışlı davranıp onun süt sağmasına olanak sağlarsa annenin verimi daha da artar. Anne sütü vermesi konusunda bazen annelere çok baskı yapılır ve sütü yetersiz olduğunda anne, kendini beceriksiz zanneder ve bebeğini büyütemediğini düşünür. Günümüzde bunu özellikle eğitim seviyesi yüksek anneler yaşıyor. Oysaki emziren annenin, sütünün yettiği kadarını vermenin de bebeğine olumlu etkiler yapacağının bilinmesi gerekir. Annenin loğusalık bunalımını atlatması için yakın çevresinin olumlu desteğine gereksinimi olur. Özellikle bu dönemde anneye, yapamadıklarını değil, yapabildiklerini vurgulamak gerekir.