Bebeklerde ek gıdaya geçiş süreci nasıl olmalı?

Bebeklerde ek gıdaya ne zaman başlanabilir? Ek gıdaya geçiş nasıl olmalı? Bebeklerde ek gıdaya geçişte dikkat edilmesi gerekenler nelerdir? AnneBebekKulubu.com yazarı Elif Demirtaş Bilir ek gıdaya geçiş sürecinde yaşadıklarını yazdı....

0
PAYLAŞIM
24
GÖRÜNTÜLENME

 

Büyük bir sorunumuz var!

“Aman sen de bu da dert mi? ” diyenler olabilir. Allah başka dert vermesin ama bu da bir dert işte. Kimine göre önemsiz, kimine göre önemli. Ek gıdaya geçmek istemeyen çocuk yapmışım sevgili anneler! 6. ayda ek gıdaya geçtik daha doğrusu geçmeye çalıştık. Şu an 2,5 yaşında ve hala çoğunlukla süt içiyor, ek gıda sorunumuz devam ediyor. Annesine hiç benzememiş, yemek yemeyi sevmiyor çocuğum. Halbuki hamilelikte 24 kilo almış kadınım ben.

Bazen ne yaparsanız yapın çocukların istemediği bir şeyi kabul etmesini sağlayamıyorsunuz. Keza benim de denemediğim yöntem kalmadı ama başarılı olamadım. Zaman zaman sabrım tükendi bağırdım, zaman zaman oturdum ağladım yemek yemediği için.

Bir düşünseniz ya çalışıyorum gece saat ikide eve geliyorum, soyunup dökülüyorum sonra anneanne den çocuğumu alıyorum. Zaten uyuyor oluyordu. Önce onu emziriyorum sonra öğlen fırsat bulamam diye o uyurken ben geceden çorbasını hazırlıyorum. Tabi ki zor gelmiyor çocuğum için yaptığım hiçbir şey. Ama çok da yorgun oluyorum. Sabaha karşı uyuyorum zaten. He bu arada çorbalarımı kemik suyuyla filan yapıyorum. Kemikleri haşlıyorum, suyunu alıp buz kalıplarına koyup dondurucuya atıyorum, kullanacağım zaman çıkarıyorum. Buraya kadar sorun yok, ben bir anneyim tabi ki çocuğum için bunları yapmak zorundayım.

Akşama doğru işe gittiğim için çorbayı anneme bırakıyorum, akşam yemeğinde oğluma içirmesi için. Gece tekrar eve geldiğimde ilk sorum anne çorbayı içti mi diye sormak oluyor. “Hayır bir kaşık bile içmedi” cevabını duymak paramparça ediyor beni. Klasik Türk insanı cevabıyla tekrar soruyorum: Hiç mi içmedi? Annem “içmedi dedim ya” cevabıyla azarlıyor beni.

Ek gıdaya geçtik diye her şey serbest sanmayın

Öncelikle meyvelerden başlamıyoruz bir kere. Nedeni de şu; eğer bebek güzel tatlardan başlar ise hakikaten tadı çok da enfes olmayan sebze pürelerini ve çorbalarını reddedebilirmiş. Eeee akıllı çocuklar, tatlı tatlı meyvelerin suyunu emmek varken neden içinde belki de kendimizin bile sevmediği sebzelerle yaptığımız çorbaları içsin ki? İlk olarak patates, pirinç ve havuçla çorba yaptım, 10 gün sonra içine biraz kıyma eklemeye başladım ama iyice ezerek. Blenderdan geçirilmesi her ne kadar önerilmese de ben mecburen kullandım. Azıcık lezzetlendirelim dedim, malum baharat yasak tuz tercih etmiyoruz. Ben de çok az maydanoz ilave ettim. İçti mi bu çorbayı? İçmedi tabi ki, zorla ağzına döküp yutmasını sağlıyorduk çocuk boğulurcasına yutuyordu mecburen. Zaten ilerleyen günlerde püskürtmeyi öğrendi. O arada ne içirebildiysek kar kaldı yanımıza. Sürekli araştırıyorum, doktorumuza soruyorum: Başka neler yedirebilirim?

İnek sütü bildiğiniz üzere 1 yaşına kadar yasak zaten. Sütüm azalıp yetmemeye başlayınca sağıp bıraktığım anne sütüne, organik diye satılan ama gerçekten organik olup olmadığını bilmediğimiz sütlerden eklemeye başladık mecburen. Evde yoğurt mayaladım, onu da sevmedi, suratını ekşitip durdu. Peynir zaten hiç tatmadı, labne dışında hangi peyniri aldıysam ki bütün peynir türlerini denedim hepsini reddetti. Hala da yemiyor.

Yasak listesindeki ikinci gıda bal. Alerji riskine karşı doktorlar bal kullanımını önermiyor kesinlikle.

Üçüncü gıda ise yumurtanın beyazı, yine protein olduğu için alerji olasılığı yüksek bir besin. Sarısını da hiç yemedi zaten oğlum, rafadan olursa yiyordu ama çok da öneriliyor, pişmiş olması gerekiyor. 8. aydan İtibaren yedirebiliyoruz onu da.

Yasaklı olan bazı sebzeleri de listeye eklemek lazım. Bu sebzelerden biri de patlıcan.

Uzmanlar her ne kadar çocukları istemediği besinleri yemeğe zorlanmaması gerektiği konusunda uyarıda bulunsalar da ben resmen bir savaşın içine girdim yanlış olduğunu bile bile. Çünkü ne verdiysem itiraz etti.

“Anne olunca seni de göreceğiz” derlerdi

Yemek yemeyen bir çocuk gördüğümde derdim ki, aman bırak ne uğraşıyorsun acıkınca yer elbet, ister. Ben olsam öyle peşinden tabakla koşturmam, ne zaman canı isterse o zaman yesin. Ama iş öyle değilmiş işte. Neyse diyordum, en azından süt içiyor deyip teselli ediyordum kendimi. Bir iki kaşık çorba içse de kardı benim gözümde. “İki kaşık içip bıraktı” dediklerinde bile mutlu oluyordum, hiç içmemesinden daha iyi diye.

Sonra bir gece işten geldim yine, oğlum babasıyla uyuyordu, bezini değiştireyim dedim. Baktım çocuk sıcacık, yanıyor resmen. Kocama kızdım doğal gazı çok yakmışsın yine bir de üzerini örtmüşsün dedim. Biraz rahatlattım, elimle kontrol ettim. Baktım çocuğumun daha da sıcak vücudu. Hemen ateşini ölçtüm, 38,5. Diş çıkarıyorsa ondandır diye düşündüm, ateş düşürücü verdim ve düştü ateşi. Biraz bekledim başında bir saat sonra tekrar ölçtüm 38.9 olmuş ateş. Annemi aradım hemen ılık duş aldırdım ateşi düştü öylece uyumuşum ama saatimi kurdum hep saat başı ateşini ölçtüm.

Öğlene doğru uyandım, enerjisi yerindeydi bir süre sonra durgunlaştı ve yanakları al al kızardı yine. Hemen babasını aradım eve gel çocuk yine ateşledi diye, bir saat geçmeden evdeydi. Ben bu arada yine duşa soktum oğlumu sadece badisini giydirdim üzerine bekliyorum. Annem bir yandan “çocuk üşüyecek giydir üzerini” diye söyleniyor. La havle diyorum susuyorum.

Nihayet hastanedeyiz, ateş oldu 39. Tetkikler yapıldı, idrar ve kan tahlili bilirsiniz. Kanda yüksek derecede enfeksiyon çıktı. İdrar tahlili sonucunu söyledi doktor bizim anlayabileceğim şekilde.

Tokat gibi indi yüzüme!

Evet doktorun ifadesi çok üzdü beni, tokat atsa daha iyiydi: Çocuk yetersiz besleniyor. Sonra ahlanıp vahlanıyorum ben, iyi bir anne olamıyorum, ben çocuğuma iyi bakamıyorum diye. Çalıştığım için yeterince ilgilenemiyorum çocukla. Saniyeler içinde neler geçti aklımdan. Yeniden ateş ölçüldü 39.5 olmuş ateş. O anda benim ateşim 45’e vurdu resmen, dizlerimin bağı çözüldü. Doktor “iyi bakılacaksa ilaç verip eve göndereceğim ama eğer bakamayacaksanız atlaması zor olur enfeksiyonu” dedi. Ne demek yani dedim. “Beslenmesine dikkat edeceksiniz” dedi. Eeee yemiyor çocuk, ne yaptıysam ne ettiysem reddediyor tadına bakmadan her türlü gıdayı. Serum takılmasını önerdi bize. Tamam dedim takalım, yapılması gereken neyse yapalım.

Odaya yatış işlemlerimiz başladı, 10 dakika 10 saat gibi geldi bana. Sürekli ateşi ölçülüyor, ben tir tir titriyorum ve göz yaşlarımı tutamıyorum. Hemşireler “önce siz sakin olmalısınız, isterseniz dışarı çıkın” diyorlar. Oğlumun başından ayrılır mıyım ben hiç, çıkmadım tabi. En son hemşire tekrar geldi, ateşi ölçtü, rengi benzi attı kadının 39.9 dedi fırladı gitti doktoru çağırmaya. Ben daha da panik oldum, tamam dedim çocuğuma bir şey oluyor ama ne? İlk defa bu kadar ateşlenmişti o yüzden de çok tedirgindim. Ardından doktor geldi, baktı: Hemen serum takılsın.

Bebek hemşiresi değil, yoğun bakım hemşiresi isteyin!

Damar yolu açmak bu kadar zor olmamalıydı. Ama ateşi çok yüksek olduğu için damarlar görünmüyormuş filan, benim anladığım şekliyle buydu. İki kere deldiler, sonra başka hemşire çağırdılar o hiç dokunmadı “ben yapamam” dedi. Eeee kim yapacak, ben mi yapayım? Ömrümden ömür gidiyor o esnada. Bir hemşire daha geldi elinin üzerine sapladı iğneyi ilk seferde açtı damar yolunu. Ateş hala 39.9 bu arada. Oğlum ağlamaktan yorgun düştü uyanık, gözleri açık ama vücudu uyuyor resmen, hareket dahi etmiyordu. Sonunda serum takıldı kısa zamanda ateş 39’a düştü bir süre sonra 38 oldu ve çocuğum hareketlenmeye başladı ben de rahat bir nefes aldım. İnşallah başınıza gelmez ama gelirse de bilin ki, böyle durumlarda bebek hemşiresi değil yoğun bakım hemşiresi talep edin.

Yemek reddi devam ediyor

Yemek türü katı gıdaları zaten yemiyor. İçirebilirsem iki saatte oyunla, çizgi filmle yarım kase çorbayı ancak içirebiliyorum. Bir gün çok istemese de itiraz etmeden içiyor ertesi gün yine aynı, bir kaşık dahi almıyor. Tam bir sinir harbi, sabır çekiyorum bolca. Her istediğinde süt de veremiyorum artık çünkü sadece süt içtiği için alerjik reaksiyon gösterdi vücut, laktozsuz süt kullanıyorum içine de biraz su karıştırıyorum. Hele dün bir kase çorbayı gün içinde defalarca denememe rağmen içiremedim.

Anlattığım gibi her yolu deniyorum, belki sever diye sürekli farklı şeyler pişiriyorum. Bazı anneler kızabilir ama zararını bildiğim halde sırf belki yer de midesine et girer diye hamburger yemeğe bile götürdüm, onu dahi yemedi.

Eminin bu durumu yaşayan birçok anne vardır. Ben işin içinden çıkamadım.

Şimdi söyleyin bakalım, bizler çocuklarımıza bakmayı beceremeyen anneler miyiz?

Bir de görenlerin “bu çocuğa yemek yedir biraz, kuş kadar kalmış” sözleri yok mu? Çıldırmamak elde değil maalesef.

Yemek sevmeyen çocuk doğurmuşum, ne yapabilirim? Takviye edici gıdalarla desteklemeye çalışıyorum.

Sonraki Yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Öne Çıkanlar

En Çok Yorumlananlar

Popüler

Köşe Yazarları

Ali Değişmiş TÜM YAZILARI
Bilgi yok.
  Büyük bir sorunumuz var! “Aman sen de bu da dert mi? ” diyenler olabilir. Allah başka dert vermesin ama bu da bir dert işte. Kimine göre önemsiz, kimine göre önemli. Ek gıdaya geçmek istemeyen çocuk yapmışım sevgili anneler! 6. ayda ek gıdaya geçtik daha doğrusu geçmeye çalıştık. Şu an 2,5 yaşında ve hala çoğunlukla […]
Banu Ertuğrul TÜM YAZILARI
Tatil denince aklımıza uzun bir yaz tatili geliyor ama tatilin uzunu kısası olmaz. Çocuklarla yapılan tatilin ise hayatımızda farklı bir yeri vardır.  Eğer küçük bir çocuğunuz varsa, tatili hem sizin rahat geçirebileceğiniz hem de çocuğunuzun keyif alacağı bir ortamda geçirmek kolaylık sağlayacaktır. Bu noktada, eğer tatilinizi bir otelde geçirmeyi planlıyorsanız,  bebek ve çocuk dostu otelleri […]
Banu Ertuğrul
Begüm Çelikkol TÜM YAZILARI
Yine maceralı bir gün geçirdim. Çocuk olunca macerasız bir gün geçirmenin mümkün olmayacağını bilir bütün anneler. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle çocuklarla güzel bir gün geçirmenin planlarını yaptım ve çocukları attığım gibi arabaya Yeşilköy Marina’da İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 5. Çocuk Şenliği’nin yolunu tuttum. Ortam şahaneydi. Birçok okul ve gıda markası stantlar […]
Begüm Çelikkol
Deniz Yılmaz TÜM YAZILARI
Bilgi yok.
Yine maceralı bir gün geçirdim. Çocuk olunca macerasız bir gün geçirmenin mümkün olmayacağını bilir bütün anneler. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle çocuklarla güzel bir gün geçirmenin planlarını yaptım ve çocukları attığım gibi arabaya Yeşilköy Marina’da İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün 5. Çocuk Şenliği’nin yolunu tuttum. Ortam şahaneydi. Birçok okul ve gıda markası stantlar […]
Deniz Yılmaz
Devrim Karakaya TÜM YAZILARI
En sevdiğiniz yerleri, alışkanlıklarınızı, mutlu olduğunuz keyif aldığınız şeyleri en iyi en yakınlarınız bilir ve bu yakınlıkta biri ya da birileri varsa hayatınızda bu en büyük şansınızdır.  İlgi’nin hayatıma gireceği haberini aldığım andan itibaren bu yakınlığın sonsuza dek süreceğini ve başka hiçbir duyguyla mukayese edilemeyeceğini biliyordum. Yıllar içerisinde sonsuz sevgi temelli bu yakınlık bizi çok […]
Devrim Karakaya
Doula Nevin Yeğit TÜM YAZILARI
Emmek, bebeğin doğduktan itibaren getirdiği doğal bir reflekstir ve bebeğin duygusal bir ihtiyacını karşılar: Bebekler dokunulmaktan ve kucaklanılmaktan hoşlanırlar. Çok sayıda çalışma, kucağa alınmayan ve bedensel temastan yoksun kalan prematüre bebeklerin ölme olasılıklarının daha yüksek olduğunu göstermektedir. Emzirme sırasında annesiyle yakın bedensel temasta olmak, bebeğin bu önemli ihtiyacını karşılamak açısından çok önemlidir. Peki anne sütünün […]
Doula Nevin Yeğit
Duygu Bükçüoğlu TÜM YAZILARI
Öncelikle doğru olan köpek satın almak yerine bir hevesle alınıp barınaklara ya da sokağa bırakılan sahiplenmenizdir. Barınaklardaki köpeklerin çoğu ne yazık ki çocukları istedi diye karne hediyesi olarak satın alınan köpeklerdir. Köpeğin bir oyuncak değil, duyguları olan bir canlı olduğunu unutmayalım. Köpek sahiplenme karari nasil verilir?  Çocuğunuz en az 15-16 yaşında değilse, yani köpeğin sorumluluğunu […]
Duygu Bükçüoğlu
Elif Demirtaş Bilir TÜM YAZILARI
Karpuz var, yer misiniz? Hayat hep bu kadar pahalı mıydı, yoksa ben işten çıkıp bir süreliğine ev kadını olmaya adım attığım şu günlerde markete, pazara ancak gidebildiğim için ben mi şimdi anladım? Her markete gittiğimde 2 gün depresyona giriyorum fiyatları görünce. Çok iyi bir ev kadını olmadığımı itiraf edeyim en başından. Yıllarca kocam gündüz ben […]
Elif Demirtaş Bilir
Ersin Elmacı TÜM YAZILARI
Aile içi eğitimin önemini kime sorsak çok önemli der. Asıl soru: Neden bu kadar önemlidir aile içi eğitimi? Çünkü karakter oluşumunun annenin hamilelik dönemine kadar indiği bilimsel olarak ortaya konmuştur artık. Unutmayalım ki bir çocuk bir alanda ne kadar yetenekli olursa olsun, o yeteneği ortaya çıkaracak çalışma disiplinine sahip değilse, o yetenek körelecektir. Dolayısıyla alanında […]
Ersin Elmacı
Esra Alagöz TÜM YAZILARI
Dikkat bu yazı ileri derecede 💩 içerir! Evet efenim, sepet efenim, geldik zurnanın zırt dediği yere, #KeremEfendi artık 2,5 yaşında ve niyet ettik azmu cezmu kesteyleyip, tuvalet eğitimi vermeye. Çok şükür çevremizde “Ay hala bez mi bağlıyorsunuz? Çok geç kalmışsınız, benimki onun yaşındayken çoktaaan söylerdi, ay hala çişini söylemiyor musun sen? Yok canım daha erken, şimdi […]
Esra Alagöz
Esra Bozbay Korkmaz TÜM YAZILARI
Emzirme annenin göğsünden süt gelmesidir, vücutta süt üretimini sağlayan prolaktin hormonunu süt bezlerini uyararak sütün gelmesini sağlar. Doktorlar ve uzmanlar annelere bebeklerini ilk 6 ay boyunca sadece anne sütü ile beslemeleri gerektiğini tavsiye ediyor. Anne sütü ile beslenen bebeklerin diğer bebeklere göre daha sağlıklı olduğu ve bağışıklık sistemlerinin daha güçlü olduğunu istatistikler ortaya koyuyor. Bu […]
Esra Bozbay Korkmaz
Fatih Kuran TÜM YAZILARI
Hedefiniz dünya vatandaşı olma yolunda önemli bir adım olan  AnneBebekKulubu.com yazarı ve Dinamo Edu Kurucu Ortağı Fatih Kuran yazdı… yurtdışında eğitim almak ise izlemeniz gereken yollar almak istediğiniz eğitime bağlı olarak farklılıklar gösterecektir. Bu bakımdan yurtdışında alacağınız eğitimi lise, üniversite ile kolej, lisans üstü ve dil eğitimi olarak 4 kısma ayırabiliriz. Lise eğitimini yurtdışında almak […]
Fatih Kuran
Fulya Batuhan TÜM YAZILARI
Hepinize yeniden merhaba,  Bugün bebek bakımı ile ilgili biraz konuşalım istiyorum. Bebek bakımıyla ilgili kafanızdaki tüm soruları hadi gelin birlikte cevaplayalım.  Bebeğimi emzirme düzenim nasıl olmalı?  İlk haftalarda emzirme biraz düzensiz olacaktır. Ama sonraki günlerde bebeğinizi, gün içinde en az 8-10 kez her iki memenizden de eşit sürelerde emzirmelisiniz. İki emzirme arası 2-3 saati geçmemelidir. […]
Fulya Batuhan
Gülşah Sünbül TÜM YAZILARI
10 aylık aktif bir anne olarak bebeklerin sabah kahvaltılarında çok çeşitlilikten ziyade besin değeri yüksek fakat sindirimlerini zorlamayacak şekilde yani tabiri caiz ise az ama öz gıdalara yer verilmesi taraftarıyım. Bebeğimizi nasıl besleyelim? Evet bebeğimiz, içeriğine güvendiğimiz tüm gıdaları elbette tatsın, ama sırf bizler bir takım tariflere hevesleniyoruz diye de gereksiz, faydasız yada düşük faydalı […]
Gülşah Sünbül
Hilal İnan TÜM YAZILARI
Eşiniz evlenmeden önce “Evlilik yıldönümümüz olsa bile o gün fanatik derecesinde tutkun olduğum takımın maçına giderim, yani önce takımım, sonra sen” dediğinde evet derseniz, evlendikten sonra her şey değişir derseniz, yanılırsınız. Siz nişanlılık döneminde doğum gününüzü nişanlınızla değil, arkadaşlarınızla kutlamıştınız; çünkü o gün o çok önemli maç günüydü aynı zamanda. O zaman sessiz kaldınız, sonra […]
Hilal İnan
Hülya Serten TÜM YAZILARI
Erkeklerin ilgisini devamlı canlı tutmak, onların kendilerini özlemesi sağlamak kadınların arzuladığı bir şey ama bu her zaman kolay olmuyor. Eğer sevgilinizin üzerinize titremesini, sizi özlemesini, kısaca ilgiyi hep üzerinizde taşımayı çok istiyorsanız size bu konuda yapması hiç de zor olmayan bazı taktikler verebiliriz. Bunlardan birkaçı… İşte erkeklere kendinizi özletmenin yolları! 1- Romantik mesajlar atın Önereceğimiz […]
Hülya Serten
Hüsnü Kutluay TÜM YAZILARI
Çocuk haczi nedir? Birçok kişinin, basın mensubunun, milletvekilinin bu iki kelimeyi aynı cümle içerisinde duyunca yüzünün aldığı hali en iyi bilenlerdenim.  İlk duyduğunda çocukların haczedilmesi kavramını algılamakta zorlanılması çok normal, yıllardır kendi evladını görmek için haciz işlemi yapmak zorunda kalan milyonlarca insan bile bunu içine sindiremiyor hazmedemiyor. Meselenin pek çok boyutu var. Gelin birlikte inceleyelim. […]
Hüsnü Kutluay
Kadriye Altınbaşak TÜM YAZILARI
Sevgili anneler, ortalama 40 haftalık doğum sürecinin ardından sizleri neler bekliyor biliyor musunuz?  Gaz sorunu, uykusuzluk, bebeğinizin beslenmesi ve ek gıdaya geçiş süreci… İlk yazımda sizlerle ek gıdaya geçiş sürecini masaya yatıracağız. Ek gıdaya ne zaman geçebilirsiniz? Ek gıdaya geçiş sürecini Dünya Sağlık Örgütü 6. aydan sonra öneriyor. Yani bu zaman dilimi de 180 günü tamamlamış […]
Kadriye Altınbaşak
Mehtap Karanfil TÜM YAZILARI
Din nedir? korkuyla ve baskıyla öğretilebilecek ve sevdirilebilecek bir değer midir? Biz anne ve babalara bu konuda düşen görevler nelerdir? Ramazan ayı gelince özellikle din eğitimi çocuklara nasıl verilmeli konusunu yazmak istedim. Amacımız sevdirmek mi? Korkutmak mı? Yaşamımızda bir çok değer bulunur. Din, vatan, aile, gibi kavramlar en kutsal değerlerimizdendir. Peki çocuklarımıza değerlerine sahip çıkmasını […]
Mehtap Karanfil
Muazzez Dilek Yaşar TÜM YAZILARI
Okullar açıldı ve çocuklar okula alışmaya başladı. Peki bu ödev işi nasıl olacak merak edenler var mı? Etmelisiniz. Çünkü ödev yaptırırken en ufak bir taviz sonrasında bir bakarsınız çocuğunuzun ödevini siz yapmaya başlamışsınız. Nereden mi biliyorum? O zaman anlatayım… Çocuğunuzun  ödevine yardım ederken dikkat Küçük eller kalem tutmaya kreş ya da anaokulu zamanında başlıyor. İlk […]
Muazzez Dilek Yaşar
Murat Ertan TÜM YAZILARI
Övgü ve takdir insanların hoşuna gider. Yaşımız kaç olursa olsun övgü sözleri bizi mutlu eder. İnsanların yaptığımız işleri takdir etmesi, güzel sözlerle bahsetmesi bizi mutlu eder. Günlük iş sıkıntısı, hayatın zorlukları, stres yüzünden, çok az iltifat ve takdir sözlerini kullanıyoruz. Sevdiklerimize özel olduklarını hissettirelim Toplumdaki insanlar birbirlerini etkiler; olumlu düşünce, sevgi ve takdir sözleri arttıkça […]
Murat Ertan
Mutfakkoçu Şef Recep Aydoğan TÜM YAZILARI
Hz. Nuh döneminden günümüze varlığını sürdüren, paylaşma kültürümüzün en önemli simgelerindendir Aşure. İsmi, Arapça olarak “on ve onuncu” manasına gelen kelimeden türeyen aşure tatlısının yapımına Muharrem ayının onuncu gününde başlanıyor.  “Peki iyi aşure nasıl yapılır? Püf noktaları nelerdir? Hangi malzemeler konur?” işte merak edenler ve ilk defa aşure yapacaklar için bu konudaki faydalı tüyolar; Püf noktası […]
Mutfakkoçu Şef Recep Aydoğan
Nurhan Demirel TÜM YAZILARI
Sleepy’den bir ilk: “Natural Külot Bez” Sleepy’nin bebek bezi alanında belkide devrim denilebilecek bir yeniliği külot bez diyebiliriz. Bebeklerin kolaylıkla giyip çıkabildiği bu ürün sayesinde bebeklerin altını değiştirmek ebeveynler için oldukça pratik bir hale geldi. Sleepy Natural Külot Bez, saf suyla dokunmuş bir  yüzeye sahip ve benzersiz bir yumuşaklık sunuyor.  Bambudan elden edilen emici lifler ise sıvıyı […]
Nurhan Demirel
Pelin Kahraman Avşar TÜM YAZILARI
‘’Yeni doğan bebek beslenmesi nasıl olur?’’ sorusuna verebileceğim tek cevap ‘anne sütü’ olur. Bir bebeğin anne sütünden başka birşeye ihtiyacı yoktur. Ekstra durumlar,sağlık durumları dışında bir bebeğin anne sütünden başka bir gıda ile beslenmesine gönlüm razı gelmiyor, bence sizinde gelmemeli. Bebeğiniz.. Uzun yoldan gelmiş yorgun bir savaşçı.. Siz.. Aylardır içinizdeki mucizenin doğmasını beklemiş taze ve […]
Pelin Kahraman Avşar
Psikolog Şeyla İbrahimoğlu Delen TÜM YAZILARI
Ergenlik; psikolojik, zihinsel, fizyolojik ve sosyal açıdan gelişimin boyut ve hızının farklılaştığı bir dönem. Çocuğun kendini ve dünyayı algılayışının değişmeye başladığı ve kimlik arayışı ile uğraştığı bu dönem ebeveynleri de oldukça zorluyor. Ebeveynler için bu dönemle başa çıkmada birkaç öneri… Empati: Kendi gençliğinizi hatırlamaya çalışın. Çok mu mükemmeldiniz? Cevabınız evet bile olsa günümüz koşullarında, genç […]
Psikolog Şeyla İbrahimoğlu Delen
Sema Tamgüç TÜM YAZILARI
Anne – Baba olanların en büyük kaygısı “iyi bir çocuk” yetiştirmektir. Eğitimli olsun, ben okuyamadım o okusun, kültürlü olsun, kendini ifade edebilsin, mutlu olsun, özgüvenli olsun, meslek sahibi olsun gibi olsun da olsunlar listesi vardır, uzar da uzar… Az eğitimli ya da çok eğitimli, zengin ya da fakir olalım fark etmez, sanırım hepimizin bildiği bir […]
Sema Tamgüç
Sevim Kuruçay Çam TÜM YAZILARI
Anne bebek yogası anne bebeğin beraber yaptığı eğlenceli ve faydalı bir aktivitedir.Genellikle bebeğimiz 2-3 aylık olduktan sonra başlayabilir ve 1 yaşına kadar( hızlı emekleyip yada yürüyene kadar) katılabilir. Uzun bekleyiş dolu ve zevkli bir hamilelik sürecini tamamlayan,bebeğini kucağına alan,yeni yasam şartlarına ve bebeğine alışmaya çalışan annelerimizin bebekleriyle birlikte yapabilecekleri eğlenerek hareket etmek ve rahatlamak içind […]
Sevim Kuruçay Çam
Simay Yıldız TÜM YAZILARI
Okuduğum ilk kitabın hangisi olduğunu hatırlamıyorum; önce Cin Ali ile mi tanıştım, Kibritçi Kız’la mı, yoksa Ayşegül’le mi, emin değilim. Ancak çocukluğumda okuduğum ve bende iz bırakan bazı kitapları da dün gibi hatırlıyorum. Bunlardan bir tanesi, dedemin bana hediye ettiği, İtalyan yazar Edmondo De Amicis’in Çocuk Kalbi. 11 yaşındaki ilkokul öğrencisi Enrico Bottini’nin günlüğü formatında […]
Simay Yıldız
Uzm. Dr. Tuğçe Tülümen TÜM YAZILARI
Geniz eti (adenoidler ) burunun gerisinde, geniz (nazofarenks) denilen bölgede yer alan bir lenf dokusu kümesidir. Geniz eti, bademcikler ile birlikte bir koruyucu lenf halkası meydana getirir. Geniz eti problemleri okul başarısını etkileyebilir Geniz eti ( adenoid doku ) hava yolu ile ulaşan antijenlere maruz kalır ve üst solunum yolu ve sindirim yolunun patojenlere karşı […]
Uzm. Dr. Tuğçe Tülümen
Uzm. Klinik Psikolog Mahide Bingöl TÜM YAZILARI
Kardeşlerin bir birlerini kıskanmaları; yakınlık, paylaşım ve sevgi duymalarını engellemeyecek düzeyde ise doğal ve sağlıklı bir durumdur.  Her birey ilk olma, değerli olma, en sevgili olma isteğine sahiptir dolayısı ile kardeşlerde anne baba ve varsa diğer ebeveynler arasında en çok sevilen en çok ilgi görülen ve en çok kabul görülenin doğal olarak kendisi olmayı isterler. […]
Uzm. Klinik Psikolog Mahide Bingöl
Yasemin Irkilata TÜM YAZILARI
Adet dönemleriniz arkadaşlarınıza göre daha ağrılı geçiyor veya sürekli alt karın ağrısı şikâyetiniz var ya da cinsel ilişki sizin için ağrılı ve doktorunuz endometriozis olduğunuzu söyledi…. Peki nedir endometriozis? AnneBebekKulubu.com uzmanı Fzt. Yasemin İrkilata yazdı… Endometriozis  nedir? Belirtileri nelerdir? Kimlerde görülür? Endometriozis, rahim içi dokusunun rahim dışında ve karın bölgesindeki dokularda oluşmasıdır. Bazen çok geniş yayılım […]
Yasemin Irkilata
Zeynep Kantar Sağlam TÜM YAZILARI
Lego denilince akla, rengarenk birbirine geçirilen, çocukların gelişim düzeyinde etkin rol oynayan en tanıdık ve en çok tercih edilen oyuncaklar gelir. İlk çıktığı günden itibaren Legolar, çocukların etrafını algılama biçimlerinde bir devrim yaratmış durumda. Küçük parçaları birleştirilerek ortaya yeni bir nesne çıkarılması ilkesine dayalı Lego’nun geçmişi 1930’lu yıllara kadar dayanıyor. Ancak Lego’nun kendisi ile özdeşleşmiş, 8 […]
Zeynep Kantar Sağlam

Hesaba giriş yap

Kayıt için formu doldurun

Şifreni al

Parolayı sıfırlamak için ayrıntı girin