Ana Sayfa Anne ve Bebek Bebeklerde uyku eğitimi

Bebeklerde uyku eğitimi

Bebeklerde uyku sorunlarında davranışsal müdahaleler genellikle altıncı aydan sonra önerilmektedir. En sık uygulanan uyku eğitimi yöntemi istenmeyen davranışın (ağlama, uyumayı reddetme) görmezden gelinmesi ve ödülün (ebeveyn ilgisi) ortadan kaldırılması temeline dayanır. Ağlamanın tamamen görmezden gelindiği yöntemde çocuğun güvenliği tehlike altında olmadıkça ebeveyn ilgisinin ortadan kaldırılması (yatağa konulması, ağlamanın görmezden gelinmesi) etkin bir yöntem olarak kabul edilmekle birlikte ebeveynler tarafından çoğunlukla kabul edilebilir bir yöntem değildir.

Uyku eğitimi sırasında ebeveynler sabırlı olmalı

Uyku eğitimi, bebeği kontrol etme ya da Ferber metodu (kontrollü ağlama) olarak adlandırılan yöntemde ise bebeğin ağlamaları giderek arttırılan belirli sürelerde görmezden gelinir. Bu yöntem de bebeğin öncelikle uyku zamanından bağımsız olarak (emme, sallama, biberon kullanımı olmadan) kendiliğinden uykuya dalması amaçlanır. Bu beceri ilk uykuya dalma sırasında kazanıldıktan sonra gece uyanmaları sırasında da kendiliğinden tekrar uykuya dalma becerisinin gelişmesi hedeflenir. Bebek yatağa uyanık ancak sersemlemiş olarak konulur, çocuğun yaşı, mizacı ya da ebeveynin dayanabilme gücüne göre daha önceden planlanmış sabit (örneğin 5 dakikada bir) ya da giderek artan sürelerde (önce 2 dk, sonra 5 dk ve daha sonra 10 dk şeklinde) bebek kontrol edilir. Bu kontroller sırasında çocuğun ilgi çekme davranışının pekiştirilmemesi amacı ile ebeveyn ilgisinin kısa (15 – 60 saniye) olması hedeflenir, ancak bağlanmanın önemli olduğu bu dönemde bebeğin ipuçlarına duyarlı olmak amacı ile bebeğe sevildiği hissettirilmeli ve iyi geceler mesajı verilmelidir. Bu sırada çocuğun uyumama davranışını pekiştirecek ışıkları açma, oyun oynama gibi davranışlar yapılmamalıdır. Uyku eğitimi sırasında ebeveynler, ağlamaların ilk birkaç günde artacağı, daha da kötüleşeceği, çocuğun sınırları zorlayacağı konusunda uyarılmalıdır. Çocuğun eğitim sırasında, ağlama süresi uzayınca yatağa alınması çocuğun yaptığı davranışların dozunu arttırdığında (ağlamanın şiddetini arttırdığında) istediğini elde edeceği mesajını verir. Bu nedenle uyku eğitimi aile için zamanın önemli olduğu bir dönemde başlanmamalı, hem anne hem de baba için en uygun zaman seçilmelidir. Gece uyumayı protesto eden çocuğun gündüz uyku süresinin arttırılması önerilmemektedir. Uyku eğitiminin gelişimsel olarak beşiğinden dışarı tırmanamayan bebekte başlatılması eğitimin başarısını arttıracaktır.

Aynı yöntemin farklı bir uygulaması da ebeveynin yavaş yavaş odadan çıktığı yöntemdir. Ebeveyn önce yataktan uzaklaşmaya başlar, daha sonra odadan çıkmaya başlar. Başka bir uygulamada ise ebeveyn bebeğin yatağında ya da yatağın yanındaki sandalyede oturur ve giderek ortamdan uzaklaşır.

Geç saatte yatan ve sabah geç saatte uyanan çocuklar için yatma zamanı istenen saate varıncaya kadar birkaç günde bir 15’er dakika erkene çekilir ve aynı şekilde sabah uyandırma saati de 15’er dakika erkene alınarak uyuduğu süre istenilen aralığa çekilebilir.

Yapılan bilimsel çalışmalarda uyku eğitimi davranış tedavisi uygulanan çocuklarla kontrol grubundaki çocuklar arasında ruh sağlığı üzerine uzun dönem olumsuz bir etki saptanmamıştır.

İlk 3 ay kundaklanması uyanmaması için faydalıdır

Özellikle ilk iki aylık dönemde bebekler bacaklarını ve kollarını çok hareket ettirme eğiliminde olduklarından, irkilme refleksi yoluyla kendi kendilerini uyandırmalarının önlenmesi amacı ile bacaklarını sıkmayan, göğüs hareketlerini engellemeyen ve aşırı ısınmalarına yol açmayacak şekilde kundaklanmaları önerilmektedir. Bebekler dönmeye başladıklarında kundaklanma bırakılmalıdır (3-4 aylık)

Beyaz gürültü kullanılarak bebeklerin uykuya dalmaları kolaylaştırılabilir, ancak olabilen en düşük volümde ve kısıtlı sürede kullanılması önerilmektedir.

Annelerini emen bebeklerin geceleri daha sık uyandıkları ancak uykuya tekrar geçişlerinin zor olmadığı bilinmektedir. Bebeğin yatağına sersemlemiş halde ama henüz uyumadan konulması ve uykuya geçişin yatağında kendi kendine başarılması önerilir.

Uyku öncesi belli bir rutin belirlenmeli

Uyku için hazırlanmayı sağlayan yaklaşık 20-30 dakikalık çocuğun eğlendiği sakin etkinlikten oluşan bir uyku zamanı rutini tüm ebeveynlerin uygulamasında büyük yarar var. Uyku zamanı rutininin resimlerle şema haline getirilmesi çocuğun ve ailenin şemayı takip etmesini sağlar. Masaj, pijamaların giyilmesi, tuvalete gidilmesi, ellerin yıkanıp dişlerin fırçalanması, su içilip, kitap okunması ve yatağa girip uyunması klasik bir uyku rutini olabilir. Bazı çocuklarda banyo sakinleştirici bir etki yaparken, diğerlerinde tam tersi bir etki yapabilir. Uyku zamanına yakın çocuğu heyecanlandıracak etkinliklerden sakınılmalıdır. Çocuğa sakinleşecek zaman bırakabilmek amacı ile fiziksel etkinlikler uykudan en az 3 saat öncesinde bırakılmalıdır. Faydalı öneriler;

  • Gece gündüz döngüsünün oluşması için sabahları pencerelerin açılıp içeriye ses, ışık ve temiz havanın girmesinin sağlanması.
  • Sabahları ve gün içinde açık havaya çıkarılması ve fiziksel etkinlik yaptırılması
  • Sessiz çevre, oda ısısının 24 C derecenin altında tutulması (21-24 arası) ve loş ışık
  • Uykuya geçiş için sallanma, emme gibi yöntemlerin kullanılmaması (altı aydan sonra battaniye, oyuncak gibi rahatlatıcı geçiş nesnesi kullanılması).
  • 4 yaşın altında televizyon izlettirilmemeli (tüm ekranlar dahil)
  • Uyku başlangıcında var olan hafif müziğin bir süre sürdürülerek evdeki diğer gürültülerin maskelemesinin sağlanması
  • Hafta içi ve hafta sonu düzenli yatma ve kalkma zamanları oluşturulması
  • Anne ruh sağlığının korunması ve üzerindeki iş yükünün hafifletilmesi sağlanmalıdır.

Uykuya dalarken, uyku sırasında veya uyanırken ortaya çıkan istenmeyen fiziksel olay veya deneyimlerden; tıkayıcı uyku apne sendromu, huzursuz bacak sendromu, diş gıcırdatma (bruksizm) gece terörü, uykuda yürüme ve selim huylu uyku myoklonisi görülebilir. Demir eksikliği anemisi de uyku sorunları yapabilir.

Gece teröründe çocuk korkmuş ve aşırı huzursuz şekilde uyanır, kendine gelmesi çok zordur, genellikle 5-15 dk kadar sürer, nadiren 1 saate kadar sürer. Ailenin çocuğun güvenliğini sağlayarak tekrar uyumasını sağlaması, uyandırmaya çalışmaması önerilir. Çocuğa iyice sarılarak uykuya tekrar dalmasına yardımcı olunmalıdır. Gece terörü sıklıkla 1-3 yaş arası çocuklarda görülürken, nadiren 5-7 yaş arası da görülebilir.

Büyüme ağrıları çocukları uykudan uyandırabilir. Genellikle 3-12 yaşlar arasında görülür, bacak bölgesindeki kaslarda, üst bacağın önü, baldırlar ve diz arkası bölgelerde aralıklı ağrı olarak tanımlanmaktadır. Ağrı eklemlerde değildir ve tipik olarak iki taraflıdır. Genellikle akşamüzeri, akşam saatlerinde olur, ancak gece başlayıp çocuğu uykudan uyandıracak kadar şiddetli olabilir.

Diş gıcırdatma ya da sıkma gibi ritmik hareketler şeklinde olur. Okul öncesi çocuklarda kaygılı, depresif, içe dönük davranışlar ile diş gıcırdatma arasında ilişki saptanmıştır. Yapılan bazı çalışmalarda bu çocuklarda migren görülme sıklığı daha fazla saptanmıştır.

Tıkayıcı uyku apne sendromu açısından, çocuklarda horlama, solunum durması, ağzı açık uyuma, terleme, huzursuz uyuma, gece sık uyanma, gündüz hiperaktivite, saldırganlık gösterme, dürtüsel davranma, idrar kaçırma, gündüz sürekli yorgun olma, sabah baş ağrısı ve sabah uyanmak istememe sorgulanmalıdır.

Uz. Dr. Abdurrahman Yıldırım
Uz. Dr. Abdurrahman Yıldırımhttps://www.abdurrahmanyildirim.com/
2010-2018 yılları arasında Memorial Şişli Hastanesi'nde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olarak görev yapan, 2019 yılından itibaren hastalarına Nişantaşı'ndaki özel muayenehanesinde hizmet vermeye başlayan Dr. Abdurrahman Yıldırım, tıp eğitimini İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde aldı.  Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları alanındaki uzmanlık eğitimini İstanbul Tıp Fakültesi'nde aldı. İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı olarak görev aldıktan sonra Medical Park Hastanesi'nde geçti. 2005-2010 yılları arasında Avrupa Şafak Hastanesi'nde çalıştıktan sonra Memorial Şişli Hastanesi'nde çalışmaya başladı. Ardından kendi muayenehanesini açtı. Yurtiçi ve yurtdışı çeşitli dergilerde yayınlanmış bilimsel çalışmaları mevcut olan Dr. Abdurrahman Yıldırım'ın mesleki üyelikleri arasında İstanbul Tabip Odası, Türk Pediatri Kurumu ve Milli Pediatri Derneği yer alıyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bunları okumalısın

Bebeğiniz için en iyi bebek maması hangisi?

Yeni doğan bebeğe hangi mama verilmeli? Yeni doğan bebekler için hangi mamalar uygundur? Prematüre bebeklere hangi mamalar verilebilir? Bebek maması seçerken nelere dikkat etmeliyiz? Bugün yeni...

Çocuklarda besin alerjisine dikkat!

Bebek ve çocuklarda besin alerjisi belirtileri nelerdir, alerji nasıl anlaşılır? Besin alerjisi belirtisi görünce ne yapmalı? Alerji yapan besinler nelerdir? Besin alerjisinden korunmak için nelere...

Sleepy’den anne bebek paketi hediye ediyoruz!

Sleepy'den 10 kişiye anne bebek paketi hediye ediyoruz. Sleepy, Türkiye’nin en büyük çocuk festivaline “‍Bebek Bakım Odası Sponsoru” olarak katılıyor. Siz de Sleepy'nin davetlisi...

Bebeklerde uyku eğitimi

Bebeklerde uyku sorunlarında davranışsal müdahaleler genellikle altıncı aydan sonra önerilmektedir. En sık uygulanan uyku eğitimi yöntemi istenmeyen davranışın (ağlama, uyumayı reddetme) görmezden gelinmesi ve...

Çocuklarda uyku sorunları

Sirkadyen ritimden biyolojik saat olarak adlandırılan ön hipotalamus sorumludur. Uyku elektroensefalogram (EEG) aktivitesi, göz hareketleri ve kas tonusuna göre Rapid Eye Movement (REM) ve...