Armut dibine düşer

0
219
anne ve kız çocuk tatil

Anne – Baba olanların en büyük kaygısı “iyi bir çocuk” yetiştirmektir. Eğitimli olsun, ben okuyamadım o okusun, kültürlü olsun, kendini ifade edebilsin, mutlu olsun, özgüvenli olsun, meslek sahibi olsun gibi olsun da olsunlar listesi vardır, uzar da uzar…

Az eğitimli ya da çok eğitimli, zengin ya da fakir olalım fark etmez, sanırım hepimizin bildiği bir atasözüdür, “Armut dibine düşer.” Yani çocuğum şöyle olsun, böyle olsun derken aslında sen ne isen çocuğunda o olur demiş atalarımız.

Anne/Baba olarak sizler birer markasınız çocuğunuzun gözünde. Her şeyi ilk önce sizden görecek, öğrenecek. Siz ne yapıyorsanız o da ilk fırsatta gördüklerini uygulamaya geçecek.

Mesela kitap okumasını bekliyorsunuz ya, siz en son ne zaman kitap okudunuz? Kendi yapmadığınız bir şeyi çocuğunuzdan bekleyemez ya da kendinizde olmayan bir şeyi çocuğunuza veremezsiniz.

Siz sevgi, şefkat görmediyseniz ve bu yönünüzü geliştirmediyseniz çocuğunuzdan da bekleyemezsiniz.

Dolayısıyla yetişmesi veya geliştirilmesi gereken sadece çocuklar değildir. Ebeveynlerin de kendilerini geliştirmeleri ve güncellemeleri gerekmektedir.

Bu çocuk kime benzedi? Saygısız, kaba, işine geldiğinde babasını, işine geldiğinde annesini destekliyor. İstediğimi yaptırmak için illa karşılık bekliyor…

Bu soruların cevaplarını uzaklarda aramayın. Siz ne yaptıysanız çocuk hepsini gördü, “anlamaz o çocuk” dediklerinizin hepsi tek tek hafızasında. Belki yetmiyordu kelimeleri gördüklerini anlatmaya ama büyüdüğünde hepsini uygulama yeteneğine sahipti.

Şimdi eğer çıkarcı, bencil, dedikoducu, duyarsız, doyumsuz bir çocuk olduysa emin olun sizin katkınız çok büyük.

Ben anneyim/babayım, hakkım var, o küçük gibi düşüncelerle yalnızca kendinizi kandırırsınız ama çocuklara bu şekilde bir şey öğretemezsiniz.

Toplumda her gün değişik insanlarla karşılaşıyoruz. Savunmasız hayvanlara şiddet uygulayanlar, yaşlılara şiddet uygulayanlar, çocuk tacizcileri… Evet, örnekler hepimiz için rahatsız edici ama bu insanların hiç birisi ağaç kavuğundan çıkmadı. Onlar da ailelere sahipler. Ama nasıl o hale geldiler? Asıl önemli olan soru bu.

Elbette ki annesi ya da babası tacizci olmayabilir, hayvan seviyor olabilirler. Fakat acaba evin içerisinde hiç şiddete şahit oldu mu? Aşırı baskı ve hakarete maruz kaldı mı? Bunların hepsi olumsuz davranışların temelini oluşturmaktadır.

Sokaklara çöp atanlar çocuklar değil mesela, dikkat edin hep büyüklerdir bunları yapanlar. Piknik alanlarını çocuklar kirletmiyor, arabadan dışarıya pet şişeleri de çocuklar atmıyor, hayır kaldırımlara da çocuklar tükürmüyor. Hepsini büyükler yapıyorlar, sonra da bu çocuklar niye böyle oldu sorularını anlamsızca birbirlerine soruyorlar. Çünkü armut dibine düştü…

 

 

Önceki İçerikBebek ve çocukla tatil
Sonraki İçerikAşurenin faydaları nelerdir?
Avatar
1980 yılının Mart ayında İstanbul’da doğmuştur. Çocuklar, hayvanlar ve yaşlılar konusunda ekstra hassas bir kişiliğe sahiptir. Çocukluğunda, Alice Harikalar Diyarı’nı izlerken, kendisinin de bahçenin arka tarafından atlayarak oraya gidebileceğine inanmış, pek çok sefer bunu denemiş, fiziki olarak oraya gidememişte olsa halen arada bir zihinsel olarak harikalar diyarına kaçamak turlar düzenlemeye devam ediyormuş. Üniversite yaşamına Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde başlayan Sema, Pazarlama ile başlayıp İşletme bölümü ile lisans eğitimini tamamlamıştır. Eğitimin ve arada kendini güncellemenin önemine inandığı için, 2011-2012 yıllarında ilk yüksek lisansını MBA olarak yapmıştır. Mesleği gereği marketing’in içinde olan Sema, 2017-2018 yılları arasında da Bilgi Üniversitesi’nde ikinci yüksek lisansını “Interactive Marketing” olarak tamamlamıştır. Üniversite eğitimleri dışında, PR eğitimini mesleğin duayeni “Betul Mardin”den almıştır. Satış teknikleri, güzel konuşma, imaj yönetimi, sosyal medya konularında da eğitim sertifikalarına sahiptir. İş hayatına satış departmanında başlamış olup; proje yönetimi, iş geliştirme, marka iletişim ve pazarlama departmanlarında orta ve üst düzey yöneticilik yapmıştır. Şimdilerde ise pazarlamanın kapsadığı tüm konularla ilgili hizmet vermeye devam etmektedir. Yeni jenerasyonu dışlamayan, iletişim kurmayı seven, anne ve babaların sevmediği şeylerin, onlar sevmiyor diye sevilmemesi gerektiğine inanmayan Sema, her anne babanın sosyal medya platformlarını çocuklarından iyi derecede kullanmayı bilmesinin zorunlu olduğunu düşünmektedir. “Kitap okumuyorsa evlenme”, “Hayırlısı be gülüm”, “İnş cnm yha” sevdiği, yeni dönem düşünceleri arasındadır.